Monthly Archives

Ağustos 2009

e-günlük

Microsoft, Haktan’ı 2010 MSP Seçsin!

Yeğenim Haktan‘ın  2010 MSP (Microsoft Student Partners) adaylığı için istenilen video çekimlerinden iki gündür kısaca bahsetmiştim. Nihayet Haktan, montajı tamamladı ve videoyu yayına soktu. Şimdi sıra MSP adaylarının mülakat yerine geçecek bu videolarını seyredip sonuçları açıklayacak MSP jürisinde. Her konuda olduğu gibi bu çalışmada da yardımını esirgemeyen sevgili Nur‘a teşekkür ediyor; Haktan’a adaylık sürecinde başarılar diliyorum.

Aydın’da Yıllardır Niçin İftar Çadırı Yok?

Bu yazıyı yazmamın amacı aslında Türk Kadınlar Birliği‘nin Aydın şubesini tebrik etmek. Yıllardır her Ramazan büyük bir azimle iftar çadırı kuruyorlar.  Oysa Türk Kadınlar Birliği, yoksullukla mücadele eden, yoksullara hizmet götürdüğünü iddia eden bir sivil toplum kuruluşu da değil. İftar çadırı kurma konusunda aklımıza gelecek ilk vakıf-dernekler bellidir. Ama onlar ne hikmetse ortada yoklar. Aydın Belediyesi ise başkanı değişmesine rağmen Ramazan’da kılını kıpırdatmama geleneğini bu yıl da bozmadı; çok tuhaf. Sanırım Türkiye’de Ramazan’ın en az etkisini gösterdiği şehirdir Aydın.

Bir de merak ediyorum; Devamını Okuyun

e-günlük

Sen “Yalnız” Türk’sün; Aklını Kullan Oyuna Gelme Türkiyem!

[important color=red title=”30 Ağustos Zafer Bayramı Vesilesiyle:”]Din Özgürlüğü, Dil Özerkliği, Demokratik Açılım söylemleriyle köşeye sıkıştırılan Türkiyem’in Türk insanı! Bütün bunları bizim hayrımıza istemeyen Batı’nın iki yüzlülüğünü anlayabilmek adına Banu AVAR’dan birkaç düşündürücü alıntı…[/important]

Banu AVAR kitaplarını okumayı, programlarını seyretmeyi seven biri olarak bir süre önce bitirdiğim Hangi Avrupa? adlı kitabından çarpıcı notları paylaşmak istedim. Köklerini unutmayıp özüne sahip çıkan, Türklüğünden asla gocunmayan Banu Avar,  Asya’yı da Avrupa’yı da bilmediğimiz yönleriyle programlarına, kitaplarına konu eden muhteşem bir kalem.

Özellikle Avrupalı bürokrat, yazar ve basın mensuplarıyla görüşmeleri sırasında kaba tavırlara, birden öfkelenip ayaklanan tuhaf kişikliklere ve zehir gibi sorulara katlanamayıp röportajı yarıda bırakıp giden kompleks sahibi üst kimliklere şahit olur yazar.

Medeniyetinden, teknolojik gelişmişliğinden, modern şehirlerinden gıptayla dem vurduğumuz, kapısından içeri girebilmek için kırk takla attığımız Avrupa’nın bize bakış açısı, Türklere uyguladığı çifte standartlardan kitaba düşen notlar: Devamını Okuyun

e-günlük

Norveç’te Güneşi Gördüm

Dün öğleye doğru Harun‘un yanına gittim. Cuma namazını da ilk kez Kardeşköy‘de Kazak Camii‘nde kılmak nasip oldu.

Akşamüzerine doğru Haktan‘ın Microsoft MSP videosunun montajına giriştik.

O arada, flickr/evrengunlugu‘ne son birkaç gün içinde çektiğim fotoğrafları yükledim.

İftardan sonra Ziya ile Mahsun Kırmızıgül‘ün Güneşi Gördüm filmini seyrettik. Yönetmenlikte ikinci denemesi olan birinin elinden çıkmasına rağmen senaryo ve oyunculuk adına başarılı bir yapım olmuş.  Ama genel itibariyle sevimsiz bulduğum çok fazla detay vardı. Asker oğluyla terörist oğlunun fotoğraflarını yaşadığı dağ köyündeki evinde yan yana asamayan baba rolündeki Altan Erkekli; özgürlükler ülkesi olarak vurgulanan Norveç’e iltica edince iki oğlunun fotoğraflarını yan yana asabiliyor ve hemen ardından Devamını Okuyun

e-günlük

Şemti Halleri

Mülakat ve sınav stresleri nihayet sona erdi. İki gün içinde 480 km yol tepmenin ve onca heyecanın sonucu önümüzdeki hafta açıklanacak. Hayatımın en keskin dönüm noktalarından biriyle karşı karşıyayım.

Dün, Ramazan’ın ilk iftarını verdik; teyzemler bizdeydi. Öncesinde yeğenim Haktan‘ın Microsoft MSP adaylığı için video çekimleriyle uğraştık. Farklı mekan ve açılardan parça parça çektiğimiz tanıtım videosu için Aydın’da kocaman bir daire çizdik. Son noktamız Nevzat Biçer Parkıydı ve orucun sonuna yaklaştığımız saatlerde başımı parktaki havuzun içine sokmamak için kendimi zor tuttum :)

şem.ti hal.le.ri

Hayatımızda birkaç gündür yeni takım arkadaşımız Şemti‘nin varlığı söz konusu :)  Hüss‘le beraber çok sevip sahiplendiğimiz Şemti, Ebruların Sultanı’nın haftalarca sakladığı sürprizlerinden biriydi.

hüss ve şem.ti

Zayıf hafızamı zorlayıp en nihayetinde ES’nin sürprizini tahmin ettiğimde artık çok geçti. Kukla kurbağa, ait olduğu yerde e-vren günlüğü’nde yerini almalıydı :) 2004 İstanbulu’nun gönüllü dolu otobüsünde başlayıp Sakarya diyarına kadar uzanan bir dostluğun yıllardır süren sembolüydü benim için Şemti. İyi ki geldi; ne de iyi etti :)

evrengunlugu.net, 5. yılında sosyal sorumluluk gereği Türkiye Omurilik Felçlileri Derneğinin kampanya ve projelerini destekleme kararı almıştır. Ziyaretçilerini de TOFD’a destek olmaya davet etmektedir. TOFD’a ulaşın; gönüllü olun; 3430‘a boş bir sms atarak “Akülü Tekerlekli Sandalye Kampanyası”na 5 TL’lik bağışta bulunun.

e-vreniyyat

Uyum Olursa Ben Buyum

zıt.u.yum

Burada büyü/r/üm ben; orada uyu/r/um; tam da şurada ben ölü/r/üm.

Benim aradığım zıt/lık değil; aradığım uy/um. Çünkü uyum olursa ancak ben bu/yum.

İçimdeki eksik parça başka/yla değil aynı/yla tamamlanır. Ancak o zaman evren aynı/sıyla tamam/dır.

facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni RSS abonelik

evrengunlugu.net, 5. yılında sosyal sorumluluk gereği Türkiye Omurilik Felçlileri Derneğinin kampanya ve projelerini destekleme kararı almıştır. Ziyaretçilerini de TOFD’a destek olmaya davet etmektedir. TOFD’a ulaşın; gönüllü olun; 3430‘a boş bir sms atarak “Akülü Tekerlekli Sandalye Kampanyası”na 5 TL’lik bağışta bulunun.

e-günlük

Türk Üniversitelerinin İngilizce Hayranlığı

Cumartesi sahurda internete girip öğrendim ki Erzincan Üniversitesi‘nin Türk Dili Ve Edebiyatı Bölümü’ne yaptığım yüksek lisans başvurumda yedeklerde kalmışım.

Bütün bir yaz boyunca üniversitelerin yüksek lisans ilanlarını (tezliden bahsediyorum) incelerken hepsinin ÜDS ya da KPDS puanı şartlarını okumaktan sıkılmıştım. Sadece Erzincan Üniversitesi İngilizce şartı aramıyordu. Hatta inanamamış enstitüyü arayıp teyit ettirmiştim.

İşin acı tarafı üniversitelerimiz Türk Dili okutmanı ararken de Devamını Okuyun

e-günlük

Kimi Kimin Evinden Kovuyorsun!

Dün ilk teravih, bugün de ilk sahur ve  ilk iftar derken 2009 Ramazanının ilk gününü geride bıraktık.

İftar yemeğinden önce suya saldırdım. Ekmek bile yeme ihtiyacı duymadım. 10 yıldan fazla sürecek yaz Ramazanlarında açlıktan ziyade susuzluk sınavı vereceğiz :)

Dün gece ve bugün itibariyle e-vren günlüğü’nün oto-sansür mekanizmasını devreye soktum. Ayrıca blogun irtibatlı iki sitesiyle koordinasyonunda güvenlik düğümleri attım. Birkaç noktada akıllı ve güvenli ziyaretçi ara yüzünü aktif hale getirdim. Beşinci yılda böyle önlemleri almak artık gerekliydi.

Akşamüzerine doğru 3 öğrencimi Devamını Okuyun