e-günlük

Çin; Bize İkinci Seddi Çekdirtme!

Çin'in Uygur Katliamını Kınıyorum!

Çin‘in artarak devam eden Uygur katliamı sabrımızı taşma noktasına getirmek üzere. Banu AVAR‘ın Sınırlar Arasındaadlı kitabını yeniden elime alıp Çin ve Çin’de yaşayan Türklerle ilgili kısımları yeniden okudum.

Banu Avar’ın TRT’deki programından kitaba düştüğü notlara göre bugün Uygurların maruz kaldıkları zulüm Çin’in ilk marifeti değil.

Çin’de 1966 yılında Kültür Devrimi ile dine karşı acımasız bir savaş başlatılır. Budistler, Müslümanlar saldırıya uğrar; camiler yakılır.

1990’lara gelindiğinde ise Uygurların gördükleri baskı Avrupa’nın dikkatini daha çok çekmeye başlar. İnce hesaplar üzerinden Uygurlara karşı {sözde} sahip çıkma politikası uygulanmaya başlanır. Amerikalı uzmanlar Uygurlar için Uzak Asya’nın Kürtleri tanımlamasını yapar ve Uygur lobilerine büyük destek verileceğini açıklar.

2000’li yıllara kadar Sinkiang Uygur Özer Bölgesi‘nin çeşitli köy ve kentlerindeki pazar yerleri, fabrikalar, sinemalar bombalanır; suikast ve cinayetlerin ardı arkası kesilmez. 1990-2001 yılları arasında 200 terör vakası kayıtlara geçer ve Çin’e göre bu terör olaylarının arkasında büyük devletlerin parmağı vardır. Doğu Türkistan İslam Partisi, Doğu Türkistan Hak Partisi gibi örgütler de bu eylemleri üstlenir; gavur Çin’e karşı cihat ilan ederler. Hatta onlara göre Doğu Türkistan’ın özgür olması ancak Batı’nın yardımlarıyla (!) mümkün olabilirdi.

Ve 2004 yılında sürgünde -ta Amerika’da-  bir Doğu Türkistan hükümeti kurulur. Amaçlarını Doğu Türkistan’ı Çin’den ayırmak ve bağımsız bir  devlet kurmak olarak açıklarlar. Bunu yaparken de milyonlarca Doğu Türkistanlı’nın Amerika’yı tanımakta ve sevmekte olduğunu; uzattıkları dostluk elini Amerika’nın kabul edip yaşam ve özgürlük arayışlarında kendilerine yardımcı olacağına dair inançlarınıdile getirmeyi de ihmal etmezler. Çin için  süpergüçlerin oyuncağı olan kukla dan başka bir anlam ifade etmeyen hükümetin yetkilileri dünyaya Washington‘daki Capitol Hill salonundan şöyle seslenirler: Doğu Türkistanlılar, kendi geleceklerini belirlemek istiyor. O yüzden özgürlük, adalet ve hikmetin lideri, Amerika Birleşik Devletleri’nden yardım istiyoruz!

Batı, ilk kez bir Türk gruba sahip çıkar. Söz konusu ince hesaplar olunca Batı’nın sahiplendiği grubun Türkler değil Uygurlar olduğu anlaşılır. Çünkü Amerika’da Uygurlar’ın Türk olmadığı iddia edilmeye başlanır; Türk sözünden dikkatle kaçınılır; daha çok Uygur sözcüğüne vurdu yapılır.

Doğu Türkistan’da dönen dolapların sebebi gayet açıktır: Çin’de mevcut 148 madenin 118 çeşidi bu bölgeden çıkarılır. Toplam maden ocaklarının %85’i Sinkang’dadır. Yaklaşık 500 bölgeden petrol, 30 bölgeden doğal gaz çıkarılır. Hal böyle olunca bölge, her türlü tehditle karşı kaşıyadır.

1500 yıl önce içinde Türk adı geçen ilk devlet olan Göktürk devleti bu topraklarda kuruldu. Bugün gelinen noktada Avrupa ve Amerika’nın oyunları, Çin’in kendi  içindeki antidemokratik uygulamaları arasında sıkışıp kalan Uygur Türkleri kime nasıl yaranacaklarını şaşırmış durumdalar. Etnik kimlikleri konusunda kendilerine yaşatılan karmaşaya din adamlarını seçememe, kendi dillerinde eğitim görememe gibi kısıtlamalar da eklenmiş durumda.

2009’un ikinci yarısında dünyadaki Türklerin gördüğü en büyük kıyım Uygur Türkleri’ne karşı Çin’de uygulanmaya başlandı. Bu elbet kabul edilebilir bir durum değil ve haklı tepkimizi de beraberinde getirdi.  Ancak tepki göstermenin yanında oynan oyunları, birilerinin ince hesapları doğrultusunda geleceğe yönelik yapılan gizli yatırımları da görmeye çalışmak gerekiyor. Eğer orada yaşananlar sadece ve sadece Uygur Türklerini öldürmek, onların yaşama haklarını ellerinden almaksa büyük Türk Milleti elbet asırlar önce olduğu gibi Çin’i ikinci bir Çin Seddi yaptırmak zorunda bırakabilecek kudrettedir.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

4 Yorumlar

  • Yanıtla Aynur Özbek Özyer 15 Temmuz 2009 at 11:42

    Bir önceki yorumda adımın ve soyadımın baş harfleri küçük oldu..e-posta aderesi alışkanlığı özür:))

  • Yanıtla aynur özbek özyer 15 Temmuz 2009 at 11:37

    Bu cenin yiyen pislikler, ekonomik ve nükleer güçleri sayesinde dünyaya kafa tutabiliyorlar.

  • Yanıtla kalderavolkan 15 Temmuz 2009 at 09:50

    Sanki sağ gösterip sol vurma gibi,
    İran beklenirken Çin…
    Büyük koruyucu(!) bizim üretimimiz, bu saatten sonra dövünsek kaç yazar?

  • Yanıtla Zeynep 14 Temmuz 2009 at 20:04

    Yine petrol, maden vs. karşısında harcanan insan hayatları. Ve müthiş kurtarıcı batı, ABD…Aynı senaryoyu dünyanın değişik yerlerinde değişik milletler üzerinde defalarca izledik. Biz aynı senaryoyu dehşetle izlerken orada insanlar katlediliyor. Sanırım insanın insana yaptığı kötülüğün sonu yok…

  • Bir Cevap Yazın