
On üç yıl oldu…
On üç yılda neler yaşandı..
On üç yılda nelerden eksik kaldın… Bizse nelerden mahrum kaldık…
Gülmekten gözlerinden yaş getiren dizi oyuncularının kimisi öldü, kimisi hala hayatta.
Beraber seyrettiğimiz Süper Baba’nın yerine bir sürü yeni diziler çekildi. Hele öyle bir sinema filmi çekildi ki sanki seni, sanki bizi anlattı. Adını Babam ve Oğlum koydular.
On üç yıl önce evde seyrettiğin futbol maçları artık evdeki televizyonlarda seyredilmiyor. Herkes kahvehanelerde, sokaklarda.. Sen keyfine düşkündün, evinde şortunu giyip, havlunu omzuna atıp seyretmeliydin maçlarını.
Çok sevdiğin Galatasaray UEFA kupasını aldı senden sonra. Hiç hayal eder miydin? Görsen kimbilir ne çok sevinirdin.
Köşe yazarlarını didik didik ettiğin gazetelerin on üç yıl içinde logoları değişti; sahipleri değişti; yazarları değişti; dahası sanırım senin hoşlandığın tarzda yazmıyorlar artık.
Bizi soracak olursan, Continue reading →


{ya da evvelden böyle alışan} biri olduğum için çayı yudumla, tabaktakileri atıştır derken epey vakit geçiyor. En iyisi hepsini bitirip rahat edeyim; ne yapacaksam öyle yapayım diyorum.. Şu an olduğu gibi :)

