e-günlük

Kopan İpleri Bağlamanın Anlamı Yok

Gün içinde neler yaşayacağımız aslında biraz da evden çıkarken ki ruh halimizle paralellik gösteriyor. Sabah evden ayrılırken burnundan soluyan adam günü bir sürü sorunla noktalayabiliyor. Keyfi yerinde bir şekilde sokağa adım atan kadın da pek çok olumsuz olay yüzünden morali berbat bir şekilde evine dönebiliyor. Ya da tam tersi.. Hiç ummadığımız insanlardan duyduğumuz güzel sözlerle asık yüzümüzde bir anda güller açabiliyor. Sabah evden çıkmadan önce göz attığım e.postamda sevgili Hatice‘nin mesajını akşama cevaplamak üzere işaretlediğimde de gün içerisinde yaşadıklarımla onun mesajını ilişkilendireceğimi hiç düşünmemiştim.

Bence sen de kurtul eğer fırsatın varsa; kopan ipleri bağlamanın anlamı yok bence…diye sonlandırıyordu Hatice e.postasını. Baş koyduğumuz uğraşlarda, muhatap olduğumuz insanlar bizlere neler yaşatırlarsa yaşatsınlar doğruluğundan, emeğinden ve dürüstlüğünden ödün vermemek en ahlaklı tavır olacaktır. Bozulduğunu, zarar gördüğünü düşünüyorsan eğer, elbetteki “hiçbir şeyin senden daha kıymetli olmadığını” düşünerek kapıyı çarpıp çıkmak da tek doğru davranış olacaktır.

Senin yerinde olmak isterdim diye bir şey yok. Birilerini özenerek, birilerini kıskanarak ya da birilerinin yerinde olmak isteyerek bu hayatta yol alırsak; geride bıraktığımız yolların ne kadarı BİZİM ADIMLARIMIZ’dan ibaret olabilir ki..

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

5 Yorumlar

  • Yanıtla ayşe gül 19 Mart 2009 at 19:25

    Keşke ilizyonistelerin yaptığı gibi düğümlenen ipi bir çekişte düğümlerinden kurtarabilsek…

    Bazen her şey o kadar çıkmazdaymış gibi görünüyor ki insana arkadan itsen deucundan tutup çeksen de yerinden kımıldaması imkansızmış gibi gelir…

    Umutsuzluk hiç bir kula yakışmaz, pes etmek, oynamamak bizim işimiz değil… Oyunu kurallarına göre oynamadığımız zaman atıldığımız oyuna dönüş şansı verilir kimi zaman, kimi zaman hevesimiz kaçmıştır belki sırf atılmak için oyundan mızıkçılık yaparız…

    Bazen bilerek ıskalarız hedefi… Bir şeyler engeller yanlış yapmamızı bazen, bazen de bir şeyler dürter arkamızdan yap diye…

  • Yanıtla Seven Günal 19 Mart 2009 at 10:43

    Kopan ipe, sımsıkı bir düğüm atarsan, artık ipin en sağlam yeri bu düğümdür.
    Ama ipe her dokunuşun da canını acıtacak tek nokta yine o düğümdür..

  • Yanıtla Nalan 19 Mart 2009 at 00:43

    Biz kaybettik bir çok şeyi,ama dürüstlük,doğruluk ve emeğimizden ödün vermekdik.Kaybettik diye üzüldüğümüzde farkında olmadan belki birçok şeye veya şeylere sahip olmuşuzdur.Birine özeneceksek,kişilik ve karekterine,dürüstlüğüne özenmek en güzeli.

  • Yanıtla Parantez 19 Mart 2009 at 00:32

    yazılarından senin hakkında az çok iyi fikirlerim var.yazının başlığını okuyunca senin böyle bir şeyi savunmuş olabilmene şaşırmıştım.neyseki yazının devamını okuyunca cümlenin sana ait olmadığını anladım.ne söylesen haklısın.insanların zihninde yeni ufuklar açıyorsun.tıpkı hayatta aldığımız yola getirdiğin farklı bakış açısında olduğu gibi.

  • Yanıtla münir 18 Mart 2009 at 23:55

    Gerçekten de öyle bizler çok şey kaybettik ama yazdığınız gibi önemli olan doğruluktan, emekten ve dürüstlükten ödün vermemektir. (Bunlar da çok şey kazandırdı)

  • Bir Cevap Yazın