e-günlük

Bence Öğretmenlikten Vazgeçin

Bazen inandıklarımızdan (doğru zamanda) vazgeçmek lazım. Siz de yeterli koşullar oluştuğunda öğretmenlikten vazgeçin. Öğretmenlik en kutsal meslek olabilir ama hayallerimiz kadar kutsal değil. Ve ben inanıyorum; yıllar sonra sizden bana bir fotoğraf sergisi için davet gelecek.

Ödünç alıp iki günde bitirdiği kitabımı bugün geri verdiğinde, içine yapıştırdığı iki küçük sarı kağıtta bu cümlelerini okudum lise yıllarının son aylarını yaşayan öğrencimin. Dün gece yazılan ve bugün gözlerimi dolduran o sözler doğrularımla yanlışlarımı gün boyu hesaba çekmeme vesile oldu yine. Ne kadar aklı başında öğrencilere sahiptim. Ne kadar duygu yüklü, nasıl da insancıl yüreklerle beraberdim… Yolumu şaşırdığım, yoldan ayrılmaya karar verdiğim ya da yolumu bulmak istediğim durumlarda her ne şekilde olursa olsun onları bir anda koluma girmiş buluyorum…

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

10 Yorumlar

  • Yanıtla kimse 27 Haziran 2011 at 11:17

    Geçen yaz formasyon falan filan diye uğraşırken illâ öğretmenlik öğretmenlik diye tutturmuştum, bölümümden fikirlerine çok değer verdiğim bir hocam da aynen sizin gibi öğretmenlikten vazgeç, demişti. Hatta epey de basite alıp öğretmen olunca her şey güzel mi olacak, öğretmenlik ne ki biz de öğretmenlik yaptık daha iyi şeyler düşün,başka şeyler yap, demişti.Nedendir bilmem çok kırılmıştım,epey de bir düşünmüştüm gerçekten vaz mı geçmeli, başka alternatifleri de mi göz önünde bulundurmalı diye.Düşündüm, düşündüm… sonuç Asla :)

  • Yanıtla EsRa.. 22 Kasım 2009 at 01:33

    haLa bir Lise öğrencisi oLarak ; sizin gibi öğretmenLer oLduğunu gördükçe gurur duyuyorumm .. ve o notu yazan, aynı düşüncede oLduğum sevgiLi arkadaşım, çevremde ki insanLarı gördükçe senin gibiLeri çok arıyorum fikir yaLnızLığımı gidermek için..

    teşekkürLer ikinize de..
    varLığınızı biLmek güzeL.. :)

  • Yanıtla kağan aksoy 18 Mart 2009 at 10:25

    Öğretmenlikten nereye kaçabiliriz? Bırakın kaçmayı herkesin başka şeylerden asıl kaçması gereken şey değil midir öğretmenlik?

    Öğretmen değilim, ahkâm kesmek istemem; öğretmenliğin sıkıntılarından bihaber de değilim amma velâkin öğretmenlikten kaçmayı kabul etmiyorum. Hepimiz öğretmeni değil miyiz yeri geldiği zaman; öğrencilerimizin, arkadaşlarımızın, dostlarımızın, sevdiklerimizin?

    Kolay değil öğretmenlik, maddi sıkıntılarla boğuşmak zorundalar madem; hadi o zaman bütün öğretmenler kaçsın kaçabildiği yere. Kaçanlar acaba vicdanlarından da kaçabilecekler mi merak ediyorum.

    Hadi kaçın mesleğinizden hayallerinize, bu memleket, bu çocuklar, bu gençlik bizim değil zaten, hadi kaçın vicdanlarınızdan…

    Bütün zorluklara rağmen, mesleğini hakkıyla ifa eden ve memleketin geleceği için kendini sorumlu hisseden öğretmenlerimize gönül dolusu teşekkürler.

    İyi ki varsınız!

  • Yanıtla nergis dem 17 Mart 2009 at 01:34

    Hayallerin sınırı olabilir mi?
    Kim diyebilir ki,alice’e harikalar diyarında ne işin var diye?
    Hayaller kurmak,eleştirinin kapısını aralar ve bazen görmek istemediğiniz gerçekleri zamanında alice okumuş bir gençten duyarsınız…

  • Yanıtla ziya bekar 14 Mart 2009 at 00:18

    Ögretmen öğretir A B C.
    bizde öyle öğrenmedik mi bir öğretmenin elinde.
    evet dediğin gibi hayaller kutsaldır.
    Ama öğretmenlikte bir hayalin ürünü değilmidir.
    Saygılarımla.

  • Yanıtla ayşe gül 13 Mart 2009 at 16:19

    ”Diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,
    diyelim ki, cephedeyiz.
    Daha orda ilk hücumda, daha o gün
    yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
    Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
    fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
    belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu. ”
    Nazım Hikmet’in ”Yaşamaya Dair” şiirinin bir kısmı…

    her ne kadar hayallerimizi en kutsallar dizgimizin en tepesine yerleştirsek de,ben yine o hayalime hizmet edebilmek için ”mutlu hayat” hayalimden vazgeçmek ya da ödün vermek uğruna da olsa,hiç tanımadığım ama şu anda aynı gökyüzünü paylaştığımı bildiğim kişilerin hikayelerinde(n) geçmek adına ve o çorbada bi tuzumun bulunması adına rotamı 180 derece ”öğretmenliğe” kırmış bulunuyorum…

    tamam hayallerimiz olabilir,belki şu anda bir öğretmen olarak varlığımız -yokluğumuz hissedilmiyor bile olabilir ama yine de birileri bizi bekliyor,birilerini ışığımızla olmasa da hüzmelereimizle aydınlatacağız ve bunu yaptıkça hüzmelerimiz ışığa büyüyecek inanıyorum…görülmeye değer olan manzara ise şu olacak…karanlık bir gökyüzünde yıllar geçtikçe artan pırıl pırıl yıldızlar:))

  • Yanıtla Asyel Özcan 13 Mart 2009 at 12:14

    Hakikaten çok duygulu ve samimi bir öneri. Bu kardeşimiz gibi gençlerin olduğunu bilmek beni de mutlu etti. (İfade ettiği cümle de çok anlamlı, aynı dili konuşmak değil, aynı duyguyu paylaşmak olmalı bu; Mevlana’nın söylediği gibi…)

  • Yanıtla kalderavolkan 13 Mart 2009 at 11:35

    Dün yazdıklarımı birkez daha düşündüm bu üç cümle ile…
    İyileri kötülerden kurtarmak mı?,
    İyilerin kötülere örnek olmasını ummak mı?
    E-Evren’in fotoğraf sergisinden davetiye ne müthiş bir hediye olur :)

  • Yanıtla .... 13 Mart 2009 at 07:52

    dün liseyi dışardan bitirmeye çalışan, koltuk döşeme işiyle uğraşan ve hayata yön verme kişisel gelişim kitabı formül 1 için radyoyu arayan genç, tarih öğretmeni olmak istediğini söyledi. dj şaşırıp “sen bunca şeyi birarada yapıyorsan tarih öğretmenliğinden çok daha fazlasını başarabilrsin, hayallerini daha geniş tutabilirsin, tabi yine sen bilirsin” dedi. ben de o zaman ne kadar doğru bir programcı dinlediğimi düşünüp iyi ki varlar demiştim. benzer bir şey. tamam öğretmenlik kutsal bir meslek olabilir ama……

  • Yanıtla Emin Buğra Saral 13 Mart 2009 at 01:52

    Çok güzel yazmış. Güzel de demiş :)
    Yetişen gençlik çok zeki, çok yürekli. Beğendim.

  • Bir Cevap Yazın