Monthly Archives

Şubat 2009

e-günlük

Bu Cappucino Ne Menem Bir Şey

e-vren günlüğü’nün en küçük ziyaretçisiyle tanıştım. Sevgili Feriş‘in 7 aylık meleği Alya ile webcamda aguladık, babıldakık, birbirimize el salladık. Blogger bir annenin bebişi olmak, blogger dayıları da beraberinde getiriyor :) Alya’ya webcamda şebeklik yaparken farkettim ki sağımda solumda ne çok peluş oyuncak varmış. Onlar biz de bile yok Evren dedi Feriş. Baktım, çay içtiğim bardak bile bacakları sallanan çocuk figürlü :)

İnternetten “cappucino”nun Devamını Okuyun

e-günlük, e-vreniyyat

Babalar, Ölmek İçindir

Aydın’ın aydınlık olmayan akşamında sesini duymak için seni aradığımda, bana hiç duymak istemeyeceğim bir ses tonuyla yanıt verdin. Aynı kaderin aynı rolünü yaşamak senin de payına düşmüştü 2009 Şubatı’nın 19. gününde. Bana İzmir’i büyülü bir kent yapanların başında geliyordun ve o an bütün bir İzmir karanlıkara gömülmüştü benim için. Kanser, sizin ailenin de kapısını ansızın çalmış; senin de babanın yakasına yapışmıştı. O da İzmir’in hastanelerinden birinde başlamıştı bu ölüm kalım savaşına. Bunca kader benzerliği içinde rahmetli babanın en büyük farkı,  eşi ve çocuklarıyla birlikte bu zorlu mücadelede yol almış olmasıydı.

Artık bütün bunların hiçbir önemi yoktur. Babalar, ölmek içindir. Böyle olması gerektiği için belki de onlara “baba” sıfatı bahşedilmiştir. Bu hayatta… Ah bu hayatta… Hayatımızdan  eksik olmayacak tek şey; “ölüm” değil midir..!

facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni RSS abonelik

MisAfiR KaLeM{LeR}

Bir Günde Kral Olmadık, Bir Günde Tahttan İnmeyiz

{Şubat ‘09 MisAfiR KaLeM Yazısıdır}

Bir ara modaydı. Sağda solda, gazetede, TV’de Şeriat geliyor, 100 yıl geriye gidiyoruz, İran mı olacağız, muhafazakarlaştık, mahalle baskısı, Malezya gibi söylemler… Gına gelmişti. Haber sitesini açıyor, “kadını öldüresiye taşladılar!” Ulan noluyor diye haberi tıklıyordum. “İslam rejiminin kolluk kuvvetleri” diye başlayan cümleyi okuyunca dedim acaba hangi şehrimizde? Taa haberin sonunda Tahran diye bitiyordu (: Banane Tahran’dan diyesi geliyordu insanın… Bu konuda elma ile armutun kasti olarak karıştırıldığına inanıyorum. Bir kere şunu bilmek gerek: Osmanlı’da arapça bilen sayısı, günümüzde ingilizce bilen sayısı kadar ancak vardır. Neymiş Osmanlı zamanında bile halk arapça konusmuyormuş. Dilimiz öz ve öz Türkçe İMİŞ… Halife bizde olmasına rağmen, din önemli bir husus olmasına rağmen bu ülke şeriatla yönetilmedi. Recm olayı hiç yaşanmamıştır. Sanıldığı gibi halk cok eşli değildi. Bu olay kesinlikle ayıp karşınılırdı. Yasalarımız Türkçe idi. Yargıçlar Türk’tü. Hatta bu ülkenin insanları isyan edip padişahı indirtip yerine başka padişah çıkartmıştır. İstanbul’da bir grup kişi “müzik günah, ilahi günah, o günah, bu günah” diye kasıtlı dedikodu çıkartınca yeniçerilere verilen bir emirle, Sultanahmet camii basılıp Devamını Okuyun

e-günlük

Pisuvara İşeyen Blogger

Bizim Mustafa‘nın evini bir bayan aramış. Annesi açmış telefonu. Arayan bayan, e-vren günlüğü’nden arıyorum demiş :) Mustafa da beni arıyor; Evren böyle böyle oldu; acaba kendine sekreter mi tuttun diye düşünmedim de değildiyor. Gül Allah gül :) Bizim koca salonu küçük bir Devamını Okuyun

e-günlük, e-vreniyyat

İlhan Berk Cehennemi

Sabah saat 08:15’te ben ilhan berk’in defteriyim“in 99. sayfası:

Yazmak mutsuzluktur, mutlu insan yazmaz. Bu yeryüzünü olduğu gibi görmeme engel olan ve bana bu yeryüzünü cehennem eden yazmak eyleminden kurtulduğum, mutlu olduğum bir tek şey var: Resim Yapmak!

Kafamı kaldırıp pencereden dışarıya, hızla akıp giden pamuk tarlalarına baktığımda Devamını Okuyun

e-günlük

Erkekler Kalem Gibidir

Çorum‘da yerel bir gazetenin internet sitesinde profesörün biri Soros ve Toplum Gönüllüleri Vafı ile ilgili bir makale yayınlamış. Makaleyi bugün rastgele buldum. Geçen yıllarda yazdığım {bu} ve {şu} yazımdaki cümlelerimi almış, evirmiş çevirmiş sanki kendisi öyle söylüyormuş gibi bir üslupla makalesinin en can alıcı iki paragrafını oluşturuvermiş :) Kimbilir daha kaç tane yazım, kaç kişi tarafından izinsiz olarak orada burada kullanıldı. Birkaçını yakalamıştım ama her biriyle tek tek baş etmek hakikaten zor.

Kalemlerimi çok severim; kaybettiğim zaman da epey canım sıkılır. Bugün birini kaybettiğim için çantamın altını üstünü getirdim. Bu can sıkıcı durumun üzerine akşam Ebruların Sultanı‘ndan şöyle bir mesaj geldi: Devamını Okuyun

e-günlük

Meğer O Adam Gerçekmiş

Sabah 06.30 15 dakika boyunca çaldı alarm. Tahminimden daha rahat uyandım. 15 gün boyunca yatış saatim 4ü geçiyordu; uyanmamsa 11’den önce olmuyordu.

Bugün eve dönene kadar kendimi iğrenç, rezil, mutsuz, bahtsız, ne kadar saçma sapan şey varsa Devamını Okuyun