e-günlük

Okunmuş Klavyeli Blogger

-Anne bu ne?
-Klavye oğlum… Naciye yengenle hocadaydık bugün. “Oğlum var hoca efendi, internette yazıp duruyor. Maşallah, ünlü de bir blogger” deyince…
-Hoca da sana okunmuş klavye mi verdi?
-Aynen öyle. Her bir tuş tek tek, bir de her yeri 7 defa okundu.
-Şaka mu bu!
-Oğlum, ana yüreği bu. BİMEKS’ten aldığın, ne idüğü belirsiz klavyelerle yazmana gönlüm razı olmadı.
-Ama ama ama..
-İtiraz istemiyorum. Tak şunu da, hocaya teşekkür meşekkür yazısı yaz. Hoca imeyil adresini verdi, bloguna yorum yapacak.
-Ubs!

—–
“İnsanları olduğu kabul edeceksin” mantığına her zaman karşı olmuşumdur. İnsanı çileden çıkaran bu anlayış, nedense her zaman sorun yaşadığınız karşı tarafı savunmak adına kullanılır. “Beni de olduğum gibi kabul edin o halde!” dediğinizde “sen öfkeni kontrol edemiyorsun. Çeki düzen vermelisin kendine” sözleriyle çoğunuz karşılaşmışınızdır.

Kendimle hesaplaştığım şu günlerin ardından biriyleriyle hesaplaşma günüm yaklaşıyor. Sinyal veriyorum şimdiden, “ayağını denk al” demeye getiriyorum. İlk defa alenen göz dağı veriyorum böyle :) Okunmuş klavyenin sidiresi olsa gerek :)

Bir önceki Çok Çalıştım Çok başlıklı yazımda avrupa gönüllü hizmeti, fatih kavas ve ibrahim hakkında bilgiler bulabilirsiniz.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

Yorum yapılmamış

Bir yorum yazın