e-vren günlüğü

Oğlan Analarının İdeal Gelin Adayı Kriterleri

Abi, e-vren abi!
Efendim Cengiz?
-Annem acilen sormamı istedi: Nasıl bir eş istermişsin?
Ooo tamam, not al hemen :)
-Abi dalgaya alma, elinde terlikle başımda bekliyor. Akşam düğüne gidecek de…
Hmmm anladım, annen klasik çöpçatan komşu teyze tayfasından :) Şöyle özetleyeyim öyleyse: Erkekleri baştan çıkaran hacimli saçlara sahip olsun, evin tek kızı olmasın, mümkünse abisi filan olmasın. Öyle facebook’ta Hi5’te profili mrofili olmasın. Oturmasını kalkmasını bilsin. Anadili gibi ingililizce, ha bir de ileri seviyede japonca bilmesi tercih sebebim. Eski Türk Edebiyatındaki bütün büyük şairleri, eserlerini, özellikle de servet-i fünun edebiyatının temsilcilerini özel hayatlarına kadar bilsin. Ne çok açık ne de çok kapalı giyinsin. Orta halli olsun, iyi yemek yapsın. Çocuk da kariyer de yapmaya müsait olsun.
-Abi, bu profil annemi aşar.
Bence de!

Hüss’ü okula almaya gittim. İki teyze :) konuşuyorlardı. Birinin oğlunun yaşı 30’a varmış. “Çocuğum o kadar bekleme dedim sana. Bak yaş ilerledi beğenemiyorsun kimseyi, dedim” diyor. Oysa bu teyzemiz gelin adaylarını asıl kendisi beğenmiyor anladığım kadarıyla. Oğlu koluna kimi takıp getirse “kadrolu memur değil” diye istemiyormuş. Şimdilerde bir de böyle bir durum söz konusu değil mi? Askerliğini yapmış, yüksek maaşlı bir işe sahip damat adayları dünya yaratıldığından beri kayınpeder ve kayınvalidelerin tercih sebebi olmuşken artık günümüz Türkiye’sinde ev hanımı olacak gelin adayları ağız burun kıvırılarak geri çevirliyor :) Öyle sözleşmeliymiş, ücretli öğretmenmiş mümkün değil; “benim oğlum kadrolu öğretmenle evlenecek” diye yırtınıyor anneler :)

Safiye Sultan, düğün dernek mevzuları açıldığında eşin dostun yanında sağ olsun “Evren kendisi bulsun, beni hiç yormasın” diyor :) Diyor ama yapacağından da geri kalmıyor. Analık işte, hangi ana evladını ne idüğü belirsiz el kızlarına kaptırmayı göze alabilir ki :) Sözde kız arayıp yorulmayı istemediğini söyleyen Safiye Sultan’ın son baktığı kısmet neredeyse Çin’de edebiyat öğretmenliği yapan biriydi. Az daha uğraşsa Jüpiter’e damat giderdim :)

Neyse, özel yaşamımdan bu kadar deşifre kafidir. Kimse beni nasipsiz, sahipsiz bir blogger zannetsin istemem. Ama gerçekleri de sakla sakla, bir yere kadar efendim :)

Bir önceki Çok Çalıştım Çok başlıklı yazımda avrupa gönüllü hizmeti, fatih kavas ve ibrahim hakkında bilgiler bulabilirsiniz.