e-günlük

Azı Dişim, Ağrısız Başım

Ağrısıyla beni delirten dişim yarım saat önce çekildi. Yanağımın sağ kısmını hissetmiyorum, dişlerimin arasında bir tampon.. Çok komik bir yüz ifadesine sahibim :) Yolda biriyle karşılaşsam ya da biri telefonla arasa konuşamayacak durumdayım. Neyseki blog, ağızla değil elle yapılan bir şey :)Bendeki de ne bünyeymiş; doktor hanım üç anestezi uygulamak zorunda kaldı ilgili bölgeyi uyuşturabilmek için. Genç yaşta {ben de genç miyim, yaşlı mı karar vermeliyim artık :)} diş çektirmek hoş bir şey değil ama doktora geç gitmenin cezasını çekmiş oldum. 

Henüz ortaokuldayken üstten bozuk çıkan dişim için babamla doktora gitmiştik. Adını hiç unutmuyorum; Bingöl Barut’tu. O da çenemim dar olduğunu, 20’lik dişlerime yer olmadığını söyleyip tel tedavisi uygulanmasının uygun olacağını söylemişti. Üstten ve alttan toplam 4 tane sağlam dişimi çekip beni İzmir Alsancak’taki çok şirin bir bayan diş doktoruna göndermişti. 2 yıl boyunca diş tellerinde Galatasaray renklerinde plastik süsler olan salak bir çocuk olarak dolaşmıştım. Ayda iki defa bunun için İzmir’e gidiyorduk ve her tel değişiminde ağrısında evde yatıp ağlıyordum :)

Yıllardır benimle birlikte olan dişim artık yok. Doktor hanım, çekilen dişi atacaktı ama onu almak istediğimi söyledim. {Evlat mı edineceğim ne!} Şaşırdı biraz, tabidedi. {Şaşıracak bir şey yok, benim olan bir şeyi istiyorum :) } “Edebiyatçı duyarlılığı işte doktor hanımdedim. Kendisiyle birebir özel bir görüşme yapmak istiyorum. Aslında onu bu hale getiren benim ihmalkarlığım. Odaya çekilip onu karşıma alıp özür dilemeliyim kendisinden :)

Geçmiş olsun mesajı gönderen arkadaşlara da çok teşekkür ederim. Harbiden de geçmiş oldu yani :)

 

Bir önceki Çok Çalıştım Çok başlıklı yazımda avrupa gönüllü hizmeti, fatih kavas ve ibrahim hakkında bilgiler bulabilirsiniz.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

Yorum yapılmamış

Bir yorum yazın