e-vreniyyat

Ne Yapmalı da Nasıl Arınmalı

Kapların içine sokarlar bedenimi, önce çırılçıplak soyarlar. Kaldırırım başımı, “derin derin nefes al, verme” derler… Verem miyim, kanser mi ben bu dünyada? Biliyorum aids daha icat edilmedi!

Çok uzak değil, yakınlarda, bir parkın hemen ardındayım. Elimde küçük bir kağıt iki imzalı bir mühürlü. İlaç kokan eski bir koridor, 1920’lerden kalma insan yüzleri, renkler karamsar, sesler anlaşılmaz olmuş. “Koridorun en sonunda, soldan son kapıdan gir” diyor, “soyun!” Ölüm’ü babam icat etmişti, sağ kalmayı ben mi keşfetmeliyim?

Hayatı baştan mı yaşamalı, yaşananları yeniden mi başa sarmalı? Ne yapmalı da nasıl arınmalı? Soğuk koridorlardan karanlık banyolara atarım kendimi. Yıkan! derler, tepeden tırnağa yıkarım kendimi. Bedenim unuturken radyasyonun etkisini, beynim allak bullak kaçmak ister geldiği yere.

Her şey akıp gitmiyor suyla. İçim bomboş, zihnim hala dopdolu. Kapların içinden çıkarmadılar beni, kalakaldım aldığım nefesle kendi içimde.

facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni RSS abonelik

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

Yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın