e-günlük

Sonra Ben de Çekip Gideceğim Bu Berbat Dünyadan

Bu hayattaki “rolü”nü tamamlamayı, “berbat dünyadan çekip gitmek” olarak tanımlıyordu Lale Kalpakçıoğlu, eşi Fethi Naci‘nin ölümünün 18. gününde kaleme aldığı mektubunda. Milliyet, Ağustos ayındaki KİTAP ekinin hatırı sayılır kısmını “Türk edebiyatının yüzünü ağartan eleştirmeni” dediği Fethi Naci’ye ayırmıştı. Nezihe Meriç, Doğan Hızlan, Cevat Çapan, Tahsin Yücel, Elif Şafak…Füsun Akatlı gibi pek çok edebiyatçı isim, Türk edebiyatının büyük kaybının ardından düşüncelerini Milliyet Kitap‘ta paylaşmışlardı ama öyle bir paylaşım vardı ki, dönüp dönüp onu okudum: Fethi Naci’nin eşinin yazdığı mektup.

“Hiç merak etme” diyordu Lale Kalpakçıoğlu; “Fethi Naci’nin karısı olarak sapasağlam, dimdik yaşamaya devam edeceğim!” Lale Hanım, mektubu kaleme aldığında kocasını kaybedeli 18 gün olmuştu. Babel’in “Odesa Öyküleri”ni okumaya başlamış, sık sık internete girip eşiyle ilgili yazıları, haberleri takip etmiş. “Çok güzel şeyler yazmışlar senin için. Görebilseydin, çok sevinirdin, inan. En güzel güldüğün fotoğraflarını koymuşlar.” diye de devam ediyor mektubuna, adeta “sen yoksun ama aslında hala varsın” dercesine!

Mektup çok içtendi. Yılların yol arkadaşlığı bir gecede son bulmuş, üzerinden 18 gün bile geçmişti. Mektupta beni asıl etkileyen Lale Hanım’ın “Günlerce hakkında yazılar çıktı… Saklıyorum onları” ifadesiydi. Artık hiçbir sabah görülemeyecek bir yüzün, hiçbir zaman duyulamayacak bir sesin ardından onunla ilgili yazıları saklamak… Sanki birgün ya Fethi Naci geri dönerse… Ya da eşi ona kavuşursa diye mi… Sonsuzluğa göçüp giden hayat arkadaşının ardından bir daha dönmeyeceğini bile bile bir şeyleri sanki ona gösterme imkanı olacakmışcasına saklamak… Bu duyguyu anlayabilmek ne mümkün.

Aşk’la yazılan; hüzünle, ayrılık acısıyla şekillenen bu Mektup çok dokundu bana. Ne Elif Şafak’ın “Yokluğu önemli bir boşluk yaratacak” sözü, ne de Nezihe Meriç’in “Naci, Türk edebiyatının aşkıydı” ifadesi Lale Hanımın mektubu kadar etkiledi beni.

Ardımızdan mektup yazacak bir aşkın bize de nasip olması dileğiyle…

Bir önceki Başardık! 2 Akülü Araç Bağışlıyoruz başlıklı yazımda akülü araç kampanyası, gönüllülük ve kalemhane hakkında bilgiler bulabilirsiniz.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

1 Yorum

  • Yanıtla evrengunlugu 26 Eylül 2008 at 23:09

    e-vren günlüğü’nü WordPress’e taşırken yorumları da olduğu gibi aktarmak mümkün değildi. Ancak Lale Hanım’ın iki özel yorumu sebebiyle onları kopyalayıp buraya almak istedim:

    14-08-2008 saat 16:56
    Gönderen: ayfer neslihanoğlu

    “hayat çok güzel” ve “yaşamaya değer”……… “birincisi doğru” ama “ikincisine katılmıyorum”
    ——————————–

    14-08-2008 saat 19:23
    Gönderen: güneş

    Bende okudum lale hanımın mektubunu ve açıkcası büyük bir acıya karşın sapasağlam durabilen bu kadına imrendim
    ——————————–

    14-08-2008 saat 20:52
    Gönderen: ibrahim meriç

    Bazen bende diyorum “yaşadığımı yaşadım, göreceğimi gördüm, artık çekip gitmeli buralardan.” Hayat içinde bir çok şeyi barındırıyor evren. Mutluluk kadar mutsuzlukta bir gerçek. Mutluyken çekip gitmek istemiyorsak mutsuz olduğumuzda da gitmeyi düşünmemeliyiz belki de. Hayatla mucadele etmek adına.
    ——————————–

    15-08-2008 saat 21:38
    Gönderen: Yasemin diye biri…

    Ölüm haberini aldığım an, birileriyle içimdeki sızıyı paylaşmak isteği ile çok sevdiğim bir gazeteci arkadaşıma kısa bir mesaj attım… “Fethi Naci de gitti..nolcak şimdi diye…” Hem harika bir şair olan hem de kalemine hayran olduğum bu dostum ne yazık ki çok az okuyan bir ülkenin yazarı olarak bana şu cevabı yazmıştı… “Acaba ben öldüğümde de birileri senin gibi mesaj gönderir mi eşine dostuna”. Bu cevap Fethi Naci’nin gidişinin ardından ikinci bir darbe gibi oldu… Tüm yazar,şair ve yorumcuların hala yaşarken kıymetinin bilinmesi dileği ile…

    ——————————–

    17-08-2008 saat 23:59
    Gönderen: lale kalpakçıoğlu

    Sevgili Evren ve yorum yapan diğer güzel insanlar! Genceciksiniz. Naci’m, biraz ön yargılı olarak genç insanlara fazla güvenmiyordu. Elbette çok da haksız değildi! ama, bugün okuduklarımı okusaydı eğer, fikrinin değişeceğinden yüzde yüz eminim.Çok teşekkür ediyorum, çok minnettarım. Özellikle Evren’e! Sevgiler Lale

    ——————————–

    29-08-2008 saat 23:42
    Gönderen: lale kalpakçıoğlu

    Evren, kaç yaşındasın, bilmiyorum, o nedenle, “oğul” derken, çok da haksız olmadığımı düşünüyorum! Oğul! Naci’me mektuplarımı sürdüreceğim, ilk sana yollayacağım, bunu bil!

  • Bir yorum yazın