Hayatın Benim Elimden mi Geçti?

Önce hiç ses olmadı. Sen orada, ben burada… Suskun duruşlarda dalıp gittik. Her seferinde farkettim, her sessizlik oluşunda yokluğunu. Sen kaç defa gömüldün yastığının altına kimbilir. Ben hayatın karmaşasında bile çıkarmıyorum aklımdan seni. Büyük bir hayal kırıklığıyla kapandı telefon. Dünya durdu sanki senin için. Zamansa akmıyordu. Öyle garipti ki susuşun. Hiç aklıma gelmezdi, hayatının benim elimden geçeceği. Ne vicdan ne yürek, kaldıramıyor bu yükü.

Yolumuz bir birleşti iki ayrıldı. Son bir çabayla, son bir umudu ayakta tutalım derken… sen orada ben burada, seslerimizi kaybettik… sonra hayallerimizi… Hayatın benim elimden kayıp gitti. Şimdi cesaretim yok ne sesini duymaya ne yüzünü görmeye…

Ama bilirim: “Aynı suda yüzer bindiğimiz gemiler.” *

(Son cümle “Cahit Saffet Irgat, DOST şiirinden)

facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni ] RSS abonelik

Dünyayı Kurtarabilmek

En can sıkıcı olan “Bu dünyayı ben mi kurtaracağım?” diyen insan değil, “Bu dünyayı sen mi kurtaracaksın?” diyen insandır.

İlk’i, böyle düşünüp oturur yerine ama diğeri hem kendisini hem de dünyayı değiştirmeyi hedefleyen bir başkasını engeller.

En iyisi dünyayı değiştiremiyorsan, bunu kabul edip susmak; dünyayı kurtarmaya çalışana da dil uzatmamak…

facebook’evreni ] facebook sayfası ] twitter’evreni ] RSS abonelik

9 Mart Güzellikleri

e-vren günlüğü’nün 15. MisAfiR KaLeM’i olacak Neşe ALTUNAL birkaç gün sonra. Çok değil 5 gün sonra 9 Mart’ta Ne Güzeldir Sevmek başlıklı yazısıyla hepimize çok içten bir “merhaba” diyecek. Fotoğraflar ve yazı dün akşam ulaştı elime. Yazıyı oku oku, kendimi alamadım. Neşe, aldığı 4 yıllık edebiyat eğitimini son derece iyi konuşturmuş. Öyle ki yazısını Murathan MUNGAN’ın bir şiiriyle de tamamlayıp, harika bir iş çıkarmış ortaya. Her zaman söylüyorum: MisAfiR KaLeM{LeR} beni çok heyecanlandırıyor. 9 Mart’taki buluşmayı iple çekiyorum. Neşe’nin e-vren günlüğü ziyaretçileriyle buluşmasının ardından Nisan ’07 MisAfiR KaLeM’i Mustafa PİŞİRİCİ için de geri sayım başlamış olacak. Elektronik Yaşam Diyarımın her yerine böylesine işleyen Mustafa’nın ilk defa özel bir yazıyla ve yeni fotoğraflarla burada yer alacak olması da inanılmaz bir duygu, daha şimdiden…

9 Mart Cuma’nın bir önemi daha var: Bugün Sertap ERENER‘in bir röportajı sayesinde öğrendim. Kenan DOĞULU‘nun Eurovision Şarkı Yarışması için hazırladığı parça TRT ekranlarında ilk defa o gün halka sunulacakmış. Eurovision delisi biri olarak sabırsızlıkla 9 Mart akşamını bekliyorum :)

Avucunuzdaki Kelebek

Aslında temelde hayatınızı iki türlü yaşarsınız:
1.Karşılaştığınız olaylara tepkiler vererek.
2. Hedef belirleyip o yolda adımlar atarak.
(s.57)

Kişisel……Gelişim Kitaplarının “sonsuz başarı, mutlak mutluluk” vaatlerinin aksine A. Şerif İZGÖREN, kitabının ÖNSÖZ’ünde …kitap boyunca ‘Şunu yapın. Bunu yapın.’ diye ders vermeye çalışmadım.diyor. Piyasadaki NLP çılgınlığının Gişisel Kelişim rezilliğine dönüştüğünün farkında yazar da. Kitap, 1-2 günde hızla okunabilecek, zevkli bir içeriğe sahip. Bitirdikten sonra elimde çok az not kaldı. Çünkü genelde kısa başarı hikayeleri var. Sayfa 42’deki şu notta ise kendimi buldum :)

hayatınızla ilgili değerlerinizi belirlediyseniz, operasyonlar çok kolay hale gelir. Eğer Değerleriniz, Amacınız ve Hayaliniz belli değilse operasyonlar konusunda kafanız çok karışır. Nerede master yapayım, hangi mesleği seçeyim diye düşünür durursunuz.

Kitabın künyesi: Avucunuzdaki Kelebek, Ahmet Şerif İZGÖREN, Elma Yayınevi, Mayıs 2004, İst.