e-günlük

YA SABIR!

Son günlerde {sağda fotoğrafı bulunan} Emine Nine‘min sabır tesbiğine ihtiyacım olduğunu hissediyorum. İçimde bir sıkıntı, üzerimde bir ağırlık, gönlümde bir isteksizlik aldı başını gidiyor. Yarın formasyon dersleri başlıyor. İlkokula yeni başlıyormuşum gibi hissediyorum kendimi. Pazartesi sendromunun ileri boyutunu yaşıyorum psikolojik açıdan. Dün Kuşadası’na giderken yolda neden kısa yazılar yazamıyorumdiye düşünmüştüm. Bir iki cümle bir şey yazayım diye geçiyorum bilgisayarın başına ama yine döşüyorum ne varsa :) Bak yine öyle bir yazı çıkacak ortaya! {Ben malımı bilmez miyim}

Dolaplarımın altını üstüne getirdim bugün. Kitapların, dosyaların, özel eşyalarımın, fotoğraflarımın yerleri değişti. Dipten bir temizlik. Artık kitaplarımı koyacak yer bulamıyorum. Küçük kutular yaptım kendime. Ivır zıvır ne varsa doldurdum içine ve hiç açılmamak üzere kaldırdım en olmadık yere. Anneme göre onlar benim çeyizimmiş :) Bütün beyaz eşyaları da kız tarafı yapar, tamam oldu bu iş!

Ben 500. yorumu yapan ziyaretçiyle messenger’da görüntülü-sesli bir sohbet gerçekleştirmeyi planlıyordum. Bunu da blogta duyurayım bir ara diyordum ki bir baktım yorumlar 600’e yaklaşmış. Beş yüzüncü yorumu sevgili Umar yapmış ama önceden bu düşüncemi blogta belirtmediğim için Umar, hadi aç bakayım webcamınıdiyemedim tabi :) Önümüzdeki haftalarda Evren’le bir adet görüntülü-sesli sohbet kazandınız! diye bir e-posta ya da messenger ekleme daveti alırsanız şaşırmayın :) Damdan düşer gibi sanal iletişim kapınızı çalmak istemem.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

Yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın