e-vreniyyat

SENİ UMUYORUM

Yol boyu seni düşündüm… Unutup kendimi, dinlemeyip sesimi, koymaya kalktım yüreğimi bir yaban’ın eline. Oturdukça seni düşündüm. Sustukça seni düşündüm. Seni anlattım… Bedenimi kucaklayıp sımsıkı, kalktım, yürüdüm. Yol uzun, çetin, yorucu… Ama düşleyerek sevdayı yol alırsam, o da biter; bilirim.

SENİ UMUYORUM, BENİ UMURSA..*

Bir donuk fotoğraftan ibaret[tin]. Bir suskun harekete bürün[dün]. Ses oldun ilk defa bu gece, sözlerin ulaştı kulağıma. “Seni çok özle[dim]” dedim; ardından “çok sev[dim]“. Çok umursa[dım], çok yan[dım], bir deli aşık[tım], yandı tutuştu beden[im]. Adın yabancı, anlamın yabancı, yüreğin “ben” kadar tanıdık yüreğime, gözlerin gök yüzü kadar derin. Sımsıkı olmalı “sevdim” dediğin sevdiklerin… Üçü de, dördü de kenetlenmeli, sarılmalı birbirine; kucaklamalı birbirini. Hiç olma[dın], olma[dım], olma[dık]. Bilemeyiz o zaman ama öğreniriz birlikte. Umursayalım git[sin]: KASIM’DA AŞK BAŞKADIR… Beklerim…

*Enis BATUR

Bir önceki e-vren Yıllığı 2008 başlıklı yazımda ankara, arif ayan ve aydın lisesi hakkında bilgiler bulabilirsiniz.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

Yorum yapılmamış

Bir yorum yazın