e-günlük

GİT[ME]LER

Uzun süredir hayalini kurduğum ve de uğraştığım organizasyonu gerçekleştirdim nihayet. Mezuniyet pikniğidir, törenidir, andaç çekimleridir derken ADÜ Edebiyatın en büyük fotoğraf arşivini güzel bir sinevizyon gösterisiyle paylaştım herkesle. İlginçtir, sınıfın hemen hemen hepsi vardı. Pastamızı da kesip yedik hep beraber. Sonrasında, bütün akşam yüreğimde derin bir hüzünle dolaştım. Arkadaşlara ev sahipliğimi yaptım, son görevimi yerine getirdim gibi hissettim.

Yaprak dökümü başladı… Zafer gitti önce. Görüşemeden gidenlerimiz var. Vesile, Aslı, Azize de bugünden itibaren gidiyorlar. Bütün sınıfı tek tek uğurlamak istiyorum, kimse bana haber vermeden gitmesin diyorum.

Biz Aydınlıyız, herkes gidecek biz kalacağız.” dedi Harun. Düşündüm, çok hoşuma gitti Harun’dan bunu duymak, tam da servis yapıyorduk :) Gülbahar‘la Vesile vedalaşırken gözyaşlarına boğuldular. “Sen daha buralardasın değil mi?” dedi Mustafa Hocam. “Ömrümün sonuna kadar” dedim ben de. Gidenler gitmek zorunda… Birgün dönerlerse, Evren Aydın’da bekliyor olacak arkadaşlarını…

Akşam Denizli yollarındayım. Harun‘un mezuniyet balosuna katılacağım. Turgut Hocam‘la hasret giderip, ebruların sultanı ile sabah kahvaltısı yapacağım. Sonra…Babamın mekanında olacağım, mezun olduğumu müjdelemek için…

Bir önceki Fatma Erdem: Blog sayesinde aslında yazabildiğimi keşfettim başlıklı yazımda Fatma Canbulat Erdem ve YouTube canlı yayın hakkında bilgiler bulabilirsiniz.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

Yorum yapılmamış

Bir yorum yazın