e-günlük

Ver kelimelerini, al şiirini

Tarih 12 Ağustos 2004. Yer SHÇEK Kemer Toplum Merkezi. Gönüllü olarak farklı yaş grubundaki ilköğretim öğrencilerine Yaratıcı Drama Dersleri vermiştim. 12 hafta süren eğlenceli bir dönem geçirmiş; gülmüş, eğlenmiş, birlikte çok şey öğrenmiştik. Finallerin bitmesinin ardından bugün şöyle bir eskileri karıştırdım. Drama derslerinin birinde öğrencilerle oynadığımız bir oyunun çıktıları geçti elime.

Her bir öğrenci bir kelime söylemişti ve sonra bu kelimelerle herkes bir şiir yazmıştı. Ortaya bambaşka cümleler, değişik şiirler çıkmıştı. İşte ilköğretim çağındaki çocuklardan aynı kelimelerle farklı şiirler:

KELİMELER:

Hüzün, düşünmek, el ele
Gülmek, rüzgar, koşmak
Saat, palyaço, konuşmak

Hüzünlü bir gündü.
Düşünemiyordum çok kötüydü
Ama bir keyifli bir şey vardı o da el ele tutuşmaktı.
Rüzgar çok esiyor fırtına vardı o akşam.
Sabah ise çok güzel palyaçolar vardı.
Sabah 3’tü çok eğlendik.
Konuştuk ve herkes evine döndü.  [Orkun Eral AĞAN]

Düşünmektir, hüzünlenmek ellerdir
Konuşmakta gülmekte koşmaktadır rüzgar
Palyaço konuşmaktadır, saat tıklamada.  [Bengi Berna KIRMIZI]

El ele yürüdüm, hüzünle düşündüm
Rüzgarda güldüm, koştum.
Palyaçoya saatini sordum ve konuşmaya başladı.  [Büşra SÖNMEZ]

Hüzünlüydük, düşünüyorduk, el eleydik.
Rüzgarda gülüyorduk, koşuyorduk.
Sonra palyaçoyla konuşurduk,
Saat ilerlerdi.  [Dilara]

Hüzünlü düşündük, el ele yürüdük.
Rüzgarlı bir havada güldük, konuştuk.
Palyaço ile bugün saat 1’de konuştum  [Serhat R. YAREN]

Bugün hüzünlüyüm.
El ele verip koşmak istiyorum.
Gülmek istiyorum.  [Gülşah BOZKURT]

Bir önceki Edebiyatın kahramanı, korkunç cinayetin kurbanı Sabahattin Ali başlıklı yazımda Atilla Özkırımlı, Filiz Ali ve kürk mantolu madonna hakkında bilgiler bulabilirsiniz.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

Yorum yapılmamış

Bir yorum yazın