e-günlük

Bir Eurovision macerası daha

Bilmeyen, duymayan, okumayan kalmamıştır sanıyorum. Bu yıl Eurovision Şarkı Yarışması geçen yılın birincisi Yunanistan’da yapılıyor ve Türkiye’yi bu yıl Sibel TÜZÜN temsil ediyor.

Eurovision, benim için özel bir anlam ifade etmiştir her zaman. Özellikle Sertap ERENER’in birincilik kazandığı 2003 yılından bu yana soluksuz takip ederim yarışmayı. Bizi kimin temsil edeceği benim için çok önemlidir. Bu gelişmeyi de yakından takip ederim. TRT’nin tercihine göre ya içim ferahlar ya da engellenemez bir kaygı içerisine düşerim. Tıpkı geçen yıl ki talihsiz tercihte olduğu gibi :)

Neyse ki bu yıl, TRT aklını başına topladı da endamı, boyu, posu yerinde; sesi de yorumu da kuvvetli; görüntü itibariyle de gösterişli bir sanatçımızı Eurovision 2006′ ya gönderme kararı aldı. Sibel TÜZÜN’ü beğendiğim söylenemez açıkçası. Şimdiye kadar oturup da özellikle bir klibini seyretmiş, kasetini alıp da parçalarını dinlemiş değilim. Ama söz konusu ülkenin reklamı, tanıtımı ve menfaatiyse ve bu uluslar arası yarışma bir gövde gösterisi ise oraya da şöyle babalar gibi bir temsilci göndermek gerekir. Sibel TÜZÜN’ün yarışmaya katılmasını eleştiren birini şimdilik duymadım. Demek ki vitrin önemli ve TÜZÜN de vitrinde gayet alımlı duruyor. Geriye çok daha önemli bir ayrıntı kalıyor: Hazırlayacağı 3 şarkı. Sonra da bize önemli bir görev düşüyor: En iyi şarkıyı oylamak ve Eurovision 2003′ te olduğu gibi yeniden dünyayı ayağa kaldırmak.

Son bir not daha: Sertap ERENER ile Eurovision 2003 galibiyetimiz sonucu kazanılan Türkiye’yi tanıtım şansının maddi boyutu milyon dolarla ifade edilemiyordu.

Bir önceki Edebiyatın kahramanı, korkunç cinayetin kurbanı Sabahattin Ali başlıklı yazımda Atilla Özkırımlı, Filiz Ali ve kürk mantolu madonna hakkında bilgiler bulabilirsiniz.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

Yorum yapılmamış

Bir yorum yazın