e-günlük

İlhan Berk’in defterinden

2005 Mayısı’nda Cihanoğlu Külliyesi’nde Elif YILMAZ tarafından çekildi yukarıdaki fotoğraf. Bir sosyal sorumluluk projemizin kapsamında farklı üniversitelerden gelen toplum gönüllüsü arkadaşlara tarihi mekanları gezdiriyorduk. Çok hasta bir haldeydim ve kim bilir nerelere dalmıştım :)

Bir kaç gün oldu “Ben İlhan Berk’in Defteriyim” kitabını bitireli. Üzerini fosforlu kalemlerle çizdiğim BERK’in “sıra dışı cümlelerini” buraya not etmek istedim:

  • Dünyaya yazılacak bir yer diye bakmak: Yaşama arkamı dönmek…
  • Oda: Dünya. Orda varım ben.
  • Taş duvarlarla çevrili bir uçuruma bakıyorum. Her yer karanlık. Bir karıncayla el yordamıyla yürüyoruz. Böyle uyandım.
  • …kendini sildi attı.
  • Her şey yerinde doğrulanır. Fırtına fırtına olduğunu bilmez. Bilse de değişmez. Bilmeye değer şeyin öğretilemeyeceğini de bilelim: Us her şey değildir.
  • Ben çok okudum, yazmayı ise sile sile öğrendim (boza boza demek daha doğru, yıkarak yazdım ben)
  • Düşmüş bir taşın hacmi gibi boş vakitler (Dağlarca)
  • Silip bir daha ağzınıza almadığınız ad benim, benim! Bir gün hesabını soracağım size nasıl tüketildiğimin. Sizin yüzünüzden. (Ashbery)
  • Kelebeklerin her yolculuğu, dönüşü içinde taşıyor.
  • Ben hep ölümü düşünmek gibiyim (Bachmann)
  • Hep ölümü düşünmek benim ( Bachmann)
  • Paul Valery’nin belki de en önemli sözü: “Bir şiir hiçbir zaman bitmez-hep bir rastlantıdır bitiren”
  • Ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende. (İsmet ÖZEL)
  • Yalnız yaşayanların işidir yola çıkmak, yolu kat etmek. (İsmet ÖZEL)
  • Boş bir çuval gibi hissediyorum kendimi.
  • Siyah için yokluğun rengi deniyor. Yalnız yokluğun mu? Asıl da ölümün. (Giacometti)
  • Siyahla gülünmez (Giacometti)
  • Yazmak mutsuzluktur, mutlu insan yazmaz. Bu yeryüzünü olduğu gibi görmeme engel olan ve bana bu yeryüzünün cehennem eden yazmak eyleminden kurtulduğum, mutlu olduğum bir tek şey var: Resim Yapmak!
  • Suskun bir dünyada suspus oturuyorum (?)
  • Ben bir şelaleyi seyreden bir izleyici değilim, ondan dökülen suyun parçasıyım. (Sunta Yana)
  • Cummings: “Niçin resim yapıyorsunuz?” sorusuna da: “Niçin nefes alıp veriyorsam onun için” der.
  • Gittim. Gittiğim bildiğimle kaldı, kaldığım baktığımla. (Metin KAYGALAK)
  • …burada, akşama doğru, akşama doğruyum ben. (Adnan ÖZER)
  • …ve ben kapıların olmadığı bir yere gideceğim. Kendi sürecinde yıkılan bir nehir gibi (Lale MÜDÜR)
  • Hiçbir şey istemediğinde artık; Her şey senin olur. (Jose HIERRO)
  • En az tanıdığım kendi ruhumdur. Bir farklılık koymak için.(Ebubekir EROĞLU)
  • Ben dünyayı kullanıyorum; bütün işim de bu benim… Dünya bu işe yarıyor benim için. Başka bir anlamı da yok.
  • Bazan var’ı, anlarsın yok ile (Cahit ZARİFOĞLU)

Bir önceki Edebiyatın kahramanı, korkunç cinayetin kurbanı Sabahattin Ali başlıklı yazımda Atilla Özkırımlı, Filiz Ali ve kürk mantolu madonna hakkında bilgiler bulabilirsiniz.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

Yorum yapılmamış

Bir yorum yazın