e-günlük

Deniz Yıldızı

yunusevren_evrenist

Vize haftası sona erdi. Yeni Türk Edebiyatı’ndan 95’lik kağıt verdim. Nihayet LES puanımı açıkladım. Deniz Feneri Derneği’nden sürpriz telefon: Yarın önemli bir toplantı beni bekliyor. En sonunda “Ben İlhan Berk’in Defteriyim” !

***

Bugün girdiğimiz Yeni Türk Edebiyatı sınavı ile 2. vizeleri de geride bırakmış oldum. Daha önce yazdığım gibi kabiliyetsizliğimin zirvesinde girdim Yeni Edebiyat sınavına bu sabah ve 95’lik bir kağıt verdiğimi iddia ederek ayrıldım sınıftan. Bekleyelim, görelim; bu defa ezber adına hiçbir şeyin olmadığı sorulara verdiğim cevaplar neticesinde kaç alacağım :)

***

Kendime tanıdığım süre doldu ve LES puanımı soranlara söylemeye başladım. LES için ne gibi benzetmeler yapmalıyım bilmiyorum ama ideallerime ulaşma noktasında önemli bir düğümdü. Ve bu düğüm, almış olduğum 57 puan ile büyük ölçüde çözüldü. Mutluyum, gururluyum ama her halükarda temkinliyim…

Vizeler bitti mi dostlarıma geri dönerim. Onları ihmal ettiğim için zaten huzursuzumdur. Koşar adımlarla eve gelir, “sıradaki!” diye seslenirim. Sıra, çok beğendiğim yazarlardan birinin kitabındaydı. Heyecanla aldığım ve okumayı sabırsızlıkla beklediğim “Ben İlhan Berk’in Defteriyim” kitabına başladım bu gün. İşte altı çizilen, kayda geçen ilk cümleler:

Aşk sözcüğü yerini, anlamını dumura uğrattı. Sıradan bir sözcük gibi yerini her şeye açtı… Gerçekte aşk yoktur: Var kılmak istiyoruz. Bu hakkımız da. Başka bir şeyimiz yok çünkü.

***

Ve ansızın çalan telefonun ardındaki bayan Deniz Feneri Derneği’nden aradığını söylüyor. “Yarın Aydın’dayız ve sizi toplantımıza davet ediyoruz.” diyor. Nasıl mutlu oluyorum anlatmak mümkün değil. İnternet üzerinden gönüllü olduğum ancak bir türlü bir gönüllülük sergileyemediğim Deniz Feneri’nin bu ince davetine iştirak edecek olmanın heyecanı içerisindeyim. Deniz yıldızı olabilmek adına…

*Fotoğraf: İstanbul Eylül ’04

Bu yazı, ilk blogcu.com’da yayımlandıktan sonra buraya taşındı.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

Yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın