e-günlük

Engel olma, gel dengele!

Bugün Aydın Sakatlar Derneği‘nin bir yemeği vardı. Türkiye’de bir ilke imza atan Aydın Sakatlar Derneği şubesi bir Avrupa Birliği projesi gerçekleştirerek yüzlerce engelliye umut ışığı olmuştu. Bu yemek de projenin başarısını kutlamak ve bütün üyelerle eğlenmek amacıyla yapılmıştı.

Dernek başkanı canım Sevgi (DİNÇER) teyzemin daveti üzerine ben ve Betül (ATMACA)arkadaşımla bu güzel yemeğe katıldık. Son derece eğlenceli geçen etkinliğinden kısa kısa notlar:

Yemekte Aydın protokolü tam kadro yerini almıştı. Öyle ki AKP Aydın milletvekili Semiha ÖĞÜŞ onca işini gücünü bırakıp Ankara’dan atlayıp geldiğini söyledi.

Neredeyse protokol sayısı kadar bir basın ordusu vardı. Sakatlar Derneğinin AB projesinin açılış gününde de olduğu gibi yine en iyi yaptıkları iş “yemek yemek” oldu :)

Günün en anlamlı olayı ise kuşkusuz Ekrem Çiftçi İlköğretim okulu 4. sınıf öğrencilerinin örnek davranışlarıydı. Bu kocaman yürekli öğrenciler sınıf öğretmenlerinin de öncülüğünde bir kermes düzenlemişler, kapı kapı dolaşıp annelerinin yaptıkları pastaları satmışlar ve topladıkları paralarla kendi yaşlarında engelli bir kardeşlerine tekerlekli sandalyebağışlamışlar. Hal böyle olunca teşekkür belgesini de, alkışı da, yemeği de hak etmişlerdi. (Aşağıdaki fotoğraf bu duyarlı öğrencilere ve sınıf öğretmenlerine ait.)

Bu güzel organizasyonun ağır yükünü Aydın Sakatlar Derneğinin Gençlik Kollarındaki kardeşlerimiz sırtlamışlar. Step gösterisinden, klip sunumuna, sesli korodan, canlı müzik performansına kadar bütün hünerlerini davetlilere sergilediler.

Step Dansı yapan ekipteki bir bayan arkadaşın, gösterisini bitirip arkadaşının boynuna sarılarak “başardım, ben başardım!” diyerek kendine duyduğu güveni dile getirmesi ise günün önemli ayrıntılarından biriydi benim için.

Aydın Sakatlar Derneği Başkanı Sevgi Teyzemin doğum günü de tesadüf bu ya, 17 Aralık’tı. Sürpriz yapıldı ve sahnede doğum günü kutlanıldı.

Günün en büyük sürprizi ise Sevgi Teyzemin beni ve Betül’ü sahneye davet edip bize Teşekkür Belgesi vermesi oldu. Ne diyeceğimizi şaşırdık, öyle utandık ve mahçup olduk ki… Oysa teşekkürü hakedecek hiçbir şey yapmamıştık. Biz üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmiş, herkesin yapmakla yükümlü olduğu gönüllü bir hizmeti yerine getirmiştik.

Yemekler, çalınan müzikler, engellilerin misafirperverliği tek kelimeyle harikaydı. Güldük, eğlendik, oynadık, yedik, içtik, sohbet ettik ve bol bol fotoğraf çektik.

Bu yazı, blogcu.com’daki ilk kaydından buraya 16.04.2017 tarihinde taşındı.

Bir önceki Edebiyatın kahramanı, korkunç cinayetin kurbanı Sabahattin Ali başlıklı yazımda Atilla Özkırımlı, Filiz Ali ve kürk mantolu madonna hakkında bilgiler bulabilirsiniz.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

Yorum yapılmamış

Bir yorum yazın