e-vreniyyat

Ağlayabildiğim kadar

yunusevren_evrendua

NE KADAR AĞLARSAM O KADAR SENİNLEYİM SANKİ…

Babası kanserdi ve dedesine emanet edilmişti. Annesinin kokusunu bile duyamamıştı. Sokak ortasında can vermişti annesi. Babasının kollarında büyümüştü. Hayatın acımasızlığını ne kadar örtmeye çalıştıysa da babası, ölüm gerçeğini büsbütün silememişti onun dünyasında. Ve çocuk bir gün babasını da kaybetti… Film bitti…

Babam ve Oğlum filmi bitmişti ama benim için devam ediyordu. Bir baba hala yoktu. Ölüm dönülmez bir gerçekti. Kanser, bizi de babamızdan ayırmıştı ve babamın bizi emanet edecek kimsesi yoktu. Buna vakti de olmamıştı.

Film devam ediyordu. Ben ağlıyordum. Yol boyu, hayat boyu… Kendimi bildim bileli… O dönem neler hissetti, bize ulaşamayınca ne acılar çekti hiç tahmin edemedim. Ben yürüdüm yol boyu… Ağladım, babamı yaşarcasına…

Fotoğraf: Denizli/Sarayköy/03.12.2005 (Teşekkürler Ali GÜNEŞ)

Bu yazı, ilk blogcu.com’da yayımlandıktan sonra buraya taşındı.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

Yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın