e-günlük

Başlarım L.E.S.’ine de!

Lisansüstü Eğitime Giriş Sınavı 4 Aralık’ ta ya… E biz de Yüksel Lisans yapacağız ya… E sınavda matematik soruyorlar, hani 80 tane… E biz de edebiyat öğrencileri olarak matematik bilmiyoruz ya… Bu acı gerçeği göz ardı edemeyen ben vizelerin bittiği gün hemen kampa sokmuştum ya kendimi? 

Bu gün kamptan kaçtım, kendime izin verdim, tembellik ettim ! Çoook mutluyum :)

Kaç gündür test çözmemden dolayı mekanikleşmeye başlayan zihnim alarm verdi. Haklı tabi, test tekniğini 5 yıl önce geride bıraktı, yazıp çizmeye, yorum yapmaya alıştı. Baktım ruh halim yerinde değil… Kalkmadım ben de sabah. Kütüphaneye deneme sınavı çözmeye gitmedim, oturdum güzel bir kahvaltı yaptım. Hüss‘le at’cılık oynadım. Ben at oldum. Zaman zaman köpek taklidi yaptım ama Hüss’ten fırçayı yedim: “At gibi ol!” Sonra boğuştuk amca yeğen, altlı üstlü…

Sonra Harun‘la buluştum. Kısıtlı zamanda oturup birer salep içtik… Harun’u Denizliye uğurladıktan sonra, Semih‘le şu üç günlük hayatta en sevdiğimiz faaliyeti gerçekleştirdik: YAŞASIN YEMEK YEMEEEEK! Bir yılı aşkın bir süreden sonra Semih’le ilk defa üniversitenin yemekhanesinde yemek yedik.

Derslere girdik, çıktık, çay içtik; girdik, çıktık, fotoğraf çekildik :) Bu gün çok tembellik ettim çoook!

Bu yazı, blogcu.com’daki ilk kaydından buraya 15.04.2017 tarihinde taşındı.

Bir önceki Edebiyatın kahramanı, korkunç cinayetin kurbanı Sabahattin Ali başlıklı yazımda Atilla Özkırımlı, Filiz Ali ve kürk mantolu madonna hakkında bilgiler bulabilirsiniz.

Bu yazılarım da hoşunuza gidebilir

Yorum yapılmamış

Bir Cevap Yazın