16 yıldır blog yazılır mı?

Yazılır… Yazılıyormuş. Ama asıl önemli soru, blog yazmaya yıllardır niçin devam edildiği. Bu soruya birçok yazımda ve YouTube videolarımda cevap verdim. Blog yazarlığında on altıncı yılımı doldurduğum bugün, bu uzun soluklu yolculuğa başka bir açıdan da baktım:

2005 yılında blog yazmaya başladığımda bu iş için bana para verilseydi, on altı yıldır blog yazmaya devam eder miydim? “Para kazansaydım” demiyorum, “bu iş için bana maaş ödenseydi, ücret verilseydi” diyorum.

Continue reading →

40’landım. Oysa henüz 30’ları anlamamıştım

Dilim “otuz” kelimesine, ruhum otuzlu yaşlara alışamamışken 26 Haziran 2021 Cumartesi günü itibarıyla yer yüzünde kırk yılı doldurdum. İstanbul’daysa girdiğim dokuzuncu yaş. Acaba 9’u mu baz alsam diye de düşünmüyor değilim. Sanırım, zihnim ve ruhum 40’lı yaşları kabullenene kadar uzunca bir süre yaşımın otuz dokuz olduğunu söyleyeceğim. 40’lar bana eksiden ne kadar büyük ve uzak yaşlar gelirdi.

Continue reading →

Blog yazmaya nereden başlamalı?

“Blog yazmaya ben nereden başlamalıyım?” sorusunun cevabı “ben”de, sizin “kendiniz”de gizli. Niçin blog yazmak istiyorsunuz, ihtiyacınız ne? Sizi var eden, sizi tanımlayan, gerçekten iyi olduğunuzu düşündüğünüz şey ne? Bütün bu soruların cevapları üzerine, blog açmalı ve yazmaya başlamalısınız. Bu, yemekten modaya futboldan hobilerinize kadar hemen her şey olabilir. Ancak,  bunu istikrarlı şekilde yapacaksanız, bu konular üzerine gerçekten araştırmada bulunacaksanız, o konularda uzmanlaşmayı, o konuları daha çok öğrenmeyi istiyorsanız blog açın. 

Continue reading →

Blog, dijitalde bizi nasıl geliştirir?

Twitter, Instagram, Telegram, Whatsapp… Aslında her gün, kullandığımız dijital platformlarda uzun uzun yazıyor, bu mecralarda kendimizi ifade etmeye, hayatımızı ve görüşlerimizi paylaşmaya çalışıyoruz. Ama konu blog yazmaya gelince, niyeyse üşeniyor ya da yazmamız gereken asıl yerin burası olduğu üzerine düşünmüyoruz. Oysa blog, internet teknolojisi içerisinde kullanıcılara sunulmuş en kolay, kişiselleştirilebilir ve düşüncelerimizi, yaşadıklarımızı en derli toplu sunabileceğimiz mecra. Bana göre blog, bizi dijital tüketiciden dijital üreticiye dönüştüren, bizi üretkenlik ve dijital okuryazarlık yönünden geliştiren harika bir yapı.

Continue reading →

İnterneti bloglar yaşatacak

Yıl 2016. Sabahattin Zaim Üniversitesinde, Blog Yazarları Çalıştayının ikincisini düzenliyorduk. O gün “İnterneti bloglar, blogları da Türkçe kurtaracak.” demiştim. Aradan geçen beş yıl boyunca bloğun ve blog yazarlığının üzerine daha fazla düşündüm, farklı deneyimler edindim. İnternet Web 2.0, 3.0, 5.0… nereye evrilirse evrilsin bloglar, onun içinde var olmaya ve siber dünyayı geliştirmeye devam edecek.

Continue reading →

Hepimiz gerçekten içerik üretici miyiz?

Büyük çoğunluğumuz akıllı telefonu elimizden düşürmeyip yirmi dört saat sosyal ağlarda yaşıyoruz. Ben de dahil birçoğumuz sosyal hesaplarımızda fotoğraf, video, hikâye paylaşıyoruz ve bu paylaşımları içerik zannediyoruz. Bu “zannediş” ile birlikte kendimizi birer “içerik üretici” olarak da adlandırdığımız oluyor. Oysa Twitter, Instagram, TikTok ya da Facebook’ta önümüze düşen ya da bizim yaptığımız o paylaşımların büyük kısmı aslında “içerik üretmek” değil. Bir yerden kopyaladığımız video veya görsel, çekip Instagram’da paylaştığımız bir fotoğraf maalesef içerik değil sadece paylaşım.

Continue reading →

Kaliteli Türkçe İçerik Niçin Az?

Bloglardan web sitelerine, YouTube’da Instagram’a kadar kullandığımız her dijital platformda sayısız içerik ve paylaşıma maruz kalıyoruz. Çoğu artık birbirinin kopyası. Yeri geliyor, o paylaşımı yapanın yerine utandığımız videolar seyrediyoruz. Bunca bombardımanın arasında Türkçe içerik bolluğu olduğunu; hatta artık üretilmemiş ve paylaşılmamış bir içerik fikri yok diye de düşünebiliriz. Ancak, tüm bunlara rağmen “nitelikli Türkçe içerikler” maalesef okyanusta damla bile sayılmaz. İnternet, 30. yılına hızla yaklaşmasına rağmen Türkçe içerik açısından henüz yolun başındayız.

Continue reading →