e-günlük

Blog yazarlığında 12 yıl

Bugün 27 Temmuz 2017; kişisel bloğum e-vren günlüğü, internet dünyasında 12 yılı geride bıraktı. Hep iki doğum günüm var derim; biri biyolojik doğum günüm diğeri de dijital dünyadaki doğum günüm. Bütün bir ömrüme dönüp baktığımda istikrarlı olduğum tek konunun blog olduğunu görüyorum. 12 yıllık süreçte blog yazmaktan hiç sıkılmadım; bloğu kapatmayı, blog yazmayı bırakmayı hiç düşünmedim. Herkes farklı şekillerde kendini ifade etme veya rahatlatma yolu seçerken ben, bütün bunların hepsini blog sayesinde yaşayabildiğimi keşfettim ve ona dört elle sarıldım. Devamını Okuyun

e-günlük

Akoğul: Gizli gizli neyi fotoğraflıyorsak onun sahibi oluyoruz.

Fotoğraf sanatçısı Merih Akoğul‘un Psikoloji ve Fotoğraf İlişkisi Üzerine konulu söyleşi için İstiklal Caddesindeki Yapı Kredi Kültür Sanat Merkezine gittim. YKY Sanat Merkezi yeni açıldı ve ihtişamıyla İstiklal’e çok yakışmış. Akoğul’u ilk defa dinledim ve iki saate yakın söyleşisinden büyük keyif aldım, fotoğraf sanatına dair önemli ipuçları edindim.  Devamını Okuyun

e-günlük

Merhaba yeni hayat, gerçek İstanbul

Yeni evimde on birinci gecem, on ikinci günüm. Esenyurt Haramidere’de beş yıldır oturduğum 25. kattan 26 Aralık’ta taşındım. Orası İstanbul’da tek başına yaşadığım ilk evim, ilk durağımdı. Şimdi Haliç’in kıyısında İstanbul’daki üçüncü durağımdayım. Her şeyi içinde barındıran siteden her şeyi içinde barındıran bir mahalleye ve elli yıllık ruhu olan tarihi bir eve taşındım. 1+1’deki sakin, sade hayatımı dış cephesi UNESCO tarafından yapılmış ve korumaya alınmış 3+1 eve yaymaya – daha doğrusu sığdırmaya- çalıştım bu on iki günlük zaman zarfında. Artık Haliç’i gören bir çalışma odam ve arada kapımı çalıp yemek getiren komşularım var.  Devamını Okuyun

e-günlük

Kendini marka olarak görüyor musun?

Blog yazarı olarak kendini marka olarak görüyor veya profesyonel hayatta yaptığın iş itibarıyla marka haline geldiğini düşünüyor musun? Bu sorulara benim cevabım: Hayır. Birileri sizi marka olarak görüyor ama siz kendinizi öyle görmüyor olabilirsiniz. Blog yazarı denince akla gelen ilk isimler bu alanda markalaşmış kişiler olarak kabul edilebilir. Benim kabul ettiğim isimler başkaları için öyle görülmüyor da olabilir. İlla markalaşmak da gerekli mi? İnsan, marka olabilir mi? Bütün bu sorgulamalar, geçen hafta Ertuğrul Müyesseroğlu‘nun Kişisel Markalaşma Eğitimine katılınca zihnimde uyandı. Devamını Okuyun

e-günlük

Sahiden, bunları mı kaldıramayacağım?

Hayatımı, düzenimi, kendimi, değer yargılarımı bolca sorguladığım bir dönemden geçiyorum. Birkaç yıl önce girdiğim fazlalıklardan arınma psikolojim farklı şekillerde devam ederken amansız bir kara sevdanın bendeki tesirinden de yavaş yavaş sıyrılmaya çalışıyorum. Ağır bir aşk acısı çektiğimi itiraf etmeliyim. Devamını Okuyun

e-günlük

Blog Yazarları Çalıştayını Anlama Kılavuzu

3. Blog Yazarları Çalıştayının gerçekleştirileceği 17 Kasım Cuma günü program akışını sekteye uğratmamak, sayısı otuzu bulan konuşmacıların da süresinden çalmamak adına bazı konulara bu yazıda değinerek o günden tasarruf etmeye karar verdim. Bu yazı, çalıştaya dair bazı eleştiri ve tartışmalara yönelik açıklamalarım ile öğleden sonraki 13.00 - 16.00 oturumuna dair ayrıntıları içeriyor.

Devamını oku

e-günlük

Edebiyat varsa korkmaya gerek yok

Benim için İstanbul’daki en önemli ve heyecan verici etkinliktir TÜYAP Uluslararası Kitap Fuarı. Bu yıl 36.sı düzenlenen fuarın muhteşem atmosferini İstanbul’da altı yıldır yaşayabildiğim için mutluyum. Hem kitap satış alanında hem sanat fuarı kısmında hem de söyleşilerin yapıldığı salonlarda vakit geçirdikçe adeta derin bir nefes aldığımı hissederek rahatlıyorum. Bu yıl “İyi ki varsın edebiyat” teması da bu anlamda çok hoşuma gitti ve ruh halimi özetledi.  Devamını Okuyun