e-günlük

Ahmet Telli: Edebiyat, hâlâ kâğıt üzerinde dolaşıyor.

Ahmet Telli‘nin 70. yaşını doldurması vesilesiyle kendisi için düzenlenen saygı gecesindeydim 20 Mart Pazartesi akşamı. İşten çıkıp programın yapılacağı Beşiktaş’taki Akatlar Kültür Merkezine gittim. Etkinliğin başlamasına daha 1 saat vardı ve kahve alıp kafeye oturdum. Ahmet Telli de oradaydı, fotoğraflarının haricinde kendisini ilk defa yakından görüyordum. Zayıf, kısa boylu ve mahcup bir duruşu var. Etrafı kalabalıktı ama ortam son derece sakindi. Fotoğraf makinemi yanıma alsam, müsade isteyerek bir portresini rahatlıkla çekebilirmişim.  Bu yüzden kendime biraz kızdım. Devamını Okuyun

Röportaj / Söyleşi, VideoBlog

Ramazan Bedük: Her şey küçük bir blogla başladı

2010 yılı ve öncesinde açılan Türkçe içerikli blogların İlk Türkçe Bloglar listesiyle derlenmesinin ardından listede yer alan blog yazarlarıyla söyleşiler yapmaya başladım. Bu isimlerin dördüncüsü “Bir İstanbul Hayali” adlı blogun yazarı Ramazan Bedük oldu. Onun öncesindeki isimler Atıf Ünaldı, Ayça Oğuş ve Banu Tozluyurt ile söyleşi vesilesiyle yüz yüze tanışmıştım. Ramazan’la da İlk Türkçe Bloglar listesini hazırladığımda internet üzerinden tanıştık; sonrasında da birkaç defa buluşarak arkadaş olduk. İlk üç söyleşinin aksine bu defa bir video röportaj denemesi yapmak istedim. Video çekiminin daha rahat olması adına çekimi evimde yaptık. Yaklaşık iki saati bulan toplam dört parçadan oluşan videoyu aradaki sohbetleri, tekrar edilenleri, benim konuştuğum bölümleri ve bazı boşlukları çıkartarak 20 dakikanın altına indirmeye çalıştım. Ramazan’ın blog, blogu ve blog yazarlığı hakkında söylediklerine odaklı bir video ortaya koymayı amaçladığım için soru sorduğum bölümlere yer vermedim. Ramazan, hem 2010 yılından beri elde ettiği blog yazarlığı tecrübesiyle hem de öğretmenliğinin verdiği kabiliyetle çok önemli şeyler söyledi. Bu anlamda ilk üç söyleşi gibi Ramazan Bedük’le yapılan video röportajın da “Blog yazarlığını merak edenler veya blog yazmaya başlayacaklar” için çok aydınlatıcı bir içerik olduğunu düşünüyorum.  Devamını Okuyun

e-günlük

İstanbul, âdeta bir yürüyen merdiven

Geçen hafta yarım bıraktığım yazıya devam etmeden önce güzel bir haber vereyim. Talim Terbiye Kurulunun onayıyla 2017 – 2018 Eğitim Öğretim yılında Lise 9. sınıfların Türk Edebiyatı kitaplarındaki Blog konusu içinde “2015 Günlüğü  – 2016 Hedefleri” yazımla yer alacağım. Blog yazarlığının lise ders müfredatlarına girdiğini ardından üniversitelerin ilgili bölümlerinde de konu olarak işlenmeye başladığını daha önce paylaşmıştım. Ankara’da Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yapan Yavuz Mahmut Sürmeli Bey Ocak 2016’da bana ulaşarak 9. sınıflar için hazırlanan edebiyat kitabının Blog konusunda yukarıda paylaştığım yazıma yer vermek istediklerini iletmişti. Türkiye’de blog ve blog yazarlığı kültürünün -özellikle yeni nesilde- yerleşmesi / gelişmesi gerektiğine dair inancım, blogların ders kitaplarına kadar girmesiyle daha da güçlendi.  Devamını Okuyun

e-günlük

3 Günde AVM’siz İstanbul Turu

Sultanahmet Camiinin içindeki muhteşem sütunlar

İlk defa İstanbul’a gelen yeğenim Hüseyin‘e çok merak ettiği İstanbul’u gezdirmek için 3 günümüz vardı. 4 Mart Cumartesi günü öğleye doğru Sultanahmet Meydanında buluşarak başladığımız İstanbul yolcuğumuz 7 Mart Salı günü öğlen Atatürk Havalimanında sona erdi. Bu kısa İstanbul seyahatimizin sonunda, Hüseyin’i hiçbir AVM’nin kapısının önünden bile geçirmeden görmek istediği yerilerin büyük çoğuna onu götürebildiğim için içim rahattı. Devamını Okuyun

e-günlük

Türkçe öğretmeni adaylarıyla blog yazarlığını konuştuk

“Blog yazarlığı”nın birkaç yıl önce lise ders müfredatına girdiğini biliyordum ama üniversitelerin Türkçe öğretmenliği bölümünün de müfredatında blog yazarlığına yer verildiğini yeni öğrendim. Blog yazarları çalıştayı 2‘nin İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesinde (İZÜ) düzenlenmesinde kilit rol oynayan Yrd. Doç. Dr. Nil Didem Şimşek Hocamın daveti üzerine bugün ikinci kez İZÜ’deydim. Türkçe öğretmenliği 2. sınıf öğrencilerine blog yazarlığının ne olduğunu ve önemini dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım. Devamını Okuyun

e-günlük

Sen de sanal aylaklık yapanlardan mısın?

İçinde “sanal aylaklık” ile ilgili ayrıntıların da yer aldığı Prof. Dr. Süleyman Sadi Seferoğlu ile Arş. Gör. Ömer Demir‘in  ECER 2016’ya gönderdikleri bildirinin genişletilmiş halini okudum. Açıkçası “sanal aylaklık” kavramını ilk defa duyunca makaleyi daha bir merakla inceledim. Sonuç: Sanırım ben de bir sanal aylağım ;) Peki sanal aylaklık nedir? Devamını Okuyun

e-günlük

Değiştiremiyorsan bazen vazgeçmeli

Hayatımda var olan hemen hemen (neredeyse) hiçbir şeyi canımın istediği an değiştirebilme gibi bir imkânım yok. Bunu artık kabulleniyorum. Beni rahatsız eden bazı durumları değiştiremiyorsam onlara tahammül etmem gerektiğine karar verdim. “Bunu 35 yaşında mı anladın?” diyebilirsiniz; aslında bildiğimiz, bilinçaltımızda da olsa farkında olduğumuz bazı şeyleri kabullenmemiz 35’ini bulabiliyor; hatta 36’sını. Devamını Okuyun