e-günlük, Röportaj / Söyleşi, VideoBlog

Atıf Ünaldı Söyleşisi + Vlog

atif__unaldi_1

İlk Türkçe Bloglar listesini yayımladığımda listede yer alan blog yazarlarıyla söyleşi yapmaya başlayacağımı da belirtmiştim. Atıf Ünaldı‘nın blogu, 7 Eylül 2004 tarihli ilk yazısı ve hâlâ güncellenen içeriğiyle listenin ilk sırasında yer alıyor. Söz verdiğim gibi çalışmanın yayımlanmasından sonra Blog Yazarları Söyleşisinin ilki için kendisinden randevu talep ettim. Görüşme isteğimi olumlu bir şekilde hızla cevaplayan Atıf Hoca ile 14 Temmuz Perşembe günü iki saate yakın bir süre sohbet ettik. Şu ayrıntının da altını çizmekte fayda var: Ünaldı’nın görüşmeyi kabul etmesi bir anlamda bundan sonraki Blog yazarları söyleşilerinin de yolunu açtı. 

Samimiyeti ve güler yüzünden dolayı Atıf Ünaldı‘ya; söyleşinin fotoğraflarını çeken Pelin Avcı‘ya, ses kayıtlarını yazıya döken Nurhan Karanfil‘e emeklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Keyifle okuyacağınıza inandığım şöyleşiye dair blogda bahsetmediğim ayrıntıları da yazının sonundaki vlogda seyredebilirsiniz. Devamını Okuyun

e-günlük

15 Temmuz Darbe Girişiminin Dijital Ayrıntıları

15temuzdarbe

Fotoğraf kaynak: dw.com | T. Bozoglu

1980 ve öncesindeki darbeleri büyüklerimizden sıkça dinlemiş; 28 Şubat post-modern darbesi (1997) ve 27 Nisan e-muhtırasıyla (2007) ilgili tartışmaları çokça okuyup duymuştuk ama 15 Temmuz 2016 akşamında başlayan darbe girişiminde vatandaşlar olarak ilk defa bire bir darbeyle yüzleşmiştik; hem de tankla, tüfekle, savaş uçaklarıyla ve üstelik canlı yayında! Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk darbesi 27 Mayıs 1960‘tan bu yana hayat tarzı ve teknoloji anlamında çok şey değişti. Bugün gelinen noktada “Darbe zihniyeti” de oyunu kurallarına göre oynayıp dijitalleşme yolunu seçerken ‘Milletin Meclisi’ni bombalayabilecek kadar gözü dönmüş bir hale de büründü.

‘Millet Ay’a biz yaya’ söylemi bile dünya Mars’ta keşfe başlamışken anlamını çoktan yitirmesine rağmen 21. yüzyılın ilk çeyreğini yarıladığımız 2016 Türkiyesi’nde darbe girişimini yaşadık. Hayaller ‘internet of things’ hayatlar ‘Whatsapp darbesi’ olarak karşımıza çıktı. Unutamayacağımız bir darbe girişimi gecesinin üzerinden geçen bir haftada ortaya çıkan ayrıntılardan darbe girişiminin dijital notlarını ve blog dünyasındaki yansımalarını derlemeye çalıştım. Devamını Okuyun

Tanıtım

Uçakta Nasıl Yolculuk Yapılır

ucakta_uyumak

First veya business klasta yolculuk yapmıyorsanız şayet, uçakta uyumak genellikle zor. Dalmak üzereyken yapılan anonslar, servis sırasında açılan ışıklar, koridorda yürüyenlerin istemeden size çarpması gibi pek çok neden, özellikle de uzak rotalar söz konusu olduğunda yolculuğunuzun sevimsiz geçmesine neden olabilir. Ancak uçuş öncesinde ve uçuş esnasında birtakım küçük önlemler alarak bu sorunları asgariye indirgeyebilirsiniz. Devamını Okuyun

e-günlük

Kendi ülkene Fransız kalmak

mikail

Aile dostumuzun oğlu Mikail‘i İstanbul’da 1 gece misafir etmem, bu ülkede yaşamanın ne kadar zor olduğunu kötü bir şekilde tecrübe etmeme yol açtı. Bazen bizler, alışa geldiğimiz hayatımızda günlük koşuşturmacaları otomatiğe bağladığımız için çoğu eksikliğin farkına varamıyoruz. Ancak Türkiye’de ayağımız tökezleyip zor duruma düştüğümüz an bazı acımasız gerçeklerle yüzleşebiliyoruz. Rahatsızlanan Mikail’i hastaneye götürünce ben de bu gerçeklerle yüzleştim.  Devamını Okuyun

İnternet Günlükleri, VideoBlog

[Vlog] internet günlüğü 2016/25

KUTUPHANE AFIS

Bu hafta Furkan Güven Taştan‘ın son blog yazısındaki cümleden ilhamını alarak “internet asla unutmaz” temasıyla hazırlanan internet günlüğü, 20-26 Haziran 2016 tarihleri arasındaki paylaşımların öne çıkanlarından oluşuyor. Elde ettikleri ama vergilendirmedikleri yüksek kazançlarla bir süredir gözlerin üzerine çevrildiği Türk YouTuber‘lara Maliye Bakanlığı artık dur derken blog yazarlarının gündeminden ‘kopya içerik’ derdi yine eksik olmuyor. İnternetin geleceğine yön veren şirketlerdeki yeni gelişmelerden edebiyat dünyasının dijital notlarına kadar birçok önemli ayrıntı internet günlükleri serisinin en yenisinde. İyi yolculuklar: Devamını Okuyun

e-günlük, Sesli Yazılar

[Sesli] Yaşım 35 oldu, oldu da nasıl oldu?

evrengunlugunet_35

İçeriden dışarıya baktığımda öyle hissetmesem de bugün itibarıyla 35 yılı devirdim. Dilim ‘otuz’ kelimesine bile hâlâ alışamamışken içimdeki ruhun 25 ila 30 yaş arasında gezindiğini hissediyorum; hissetmiyorum aslında bire bir yaşıyorum. Cahit Sıtkı Tarancı’nın 35 Yaş şiirini ilk okuduğumda ya ortaokul ya da lise sıralarındaydım. O zamanlar 30’lu yaşlar bana çok uzak gelirdi. Çocukken sokakta oynarken bazen ’30 yaşına geldiğimizde acaba nerede olacağız?’ muhabbetleri yapar; türlü tahminler yürütürdük. Bugün yaşadığım hayata dair tahminlerim var mıydı hatırlamıyorum; zaten geleceğime dair hâlâ kesin bir öngörüm yok. Mesela 40’ında yine şu anki mesleğimi mi yapacağım; 50’sinde nerede olacağım, kestiremiyorum. 

Doğum günümle ilgili bloguma ne yazabilirim diye durup düşündüm ve Aydın’da başlayıp İstanbul’da devam eden 35 yıllık hayatımın seyrini değiştiren 35 önemli olayı hatırlamaya çalıştım. Bakalım kaç madde çıkarabilmişim: Devamını Okuyun